Kutlu Doğum Haftası’nın ‘FETÖ icadı’ olduğu yönündeki iddiaları, dönemin Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri örnekler vererek yalanladı. FETÖ, her defasında Diyanet’in başlattığı Kutlu Doğum’u kendi bünyesine almaya çalıştı ancak Diyanet’in kararlı duruşu sayesinde amacına ulaşamadı. 1989 yılında Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini ilk kez organize eden dönemin Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Kurulu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay, 5 kişilik bir ekiple Peygamber Efendimizi anma ve İslam’ın evrensel mesajlarını gönüllere ulaştırma maksadıyla yola çıktıklarını anlattı. Diyanet İşleri Başkanı Said Yazıcıoğlu tarafından projenin onaylandığını belirten Bolay, “Çok güzel bir program düzenledik. Açılışa o dönemin Başbakan’ı da dahil çok sayıda kişi katıldı. Kutlu Doğum’un FETÖ’yle, Fetullah Gülen’le ilgisini kurmak bile çok yanlıştır. Bunu kimseden ilham alarak yapmadık. Bu günahtır, iftiradır. Herkes bilsin ki bu işin teleminde FETÖ yok” dedi.

Diyanet’in Kutlu Doğum etkinliklerine olan ilgiyi gören FETÖ’nün alternatif program üretmeye çalıştığına dikkat çeken Bolay, “Bizden 4 sene sonra, yani 1993’te Gülen’in görevlendirdiği Cemal Uşşak, bana geldi. ‘Siz bir fikir başlattınız. Biz de sizden ilham alarak ‘Vahdet Haftası’nı başlatmak istiyoruz’ dedi. Ankara Atatürk Spor Salonu’nda bir etkinlik yapacaklarını söyleyip beni de davet ettiler. Spor salonunda hakemlerin durduğu bir kule var. O kulede Fettullah Gülen oturuyordu. Yanında birçok parti temsilcisi, profesör bulunuyordu. Biz o programı izledik. Onlar bunu başlattılar ama uzun süre devam ettiremediler. Daha sonra Mevlit Kandili’nde bu işi devam ettirmeye çalıştılar, o da olmadı. Bizim projemizi sahiplenmeye çalıştılar fakat onu da beceremediler. Yaptığımız programların büyük ilgi görmesi üzerine kendilerine rakip görüp, bunu karalamaya başladılar” ifadelerini kullandı.

Her yıl nisan ayında kutlanan Kutlu Doğum’un Fetullah Gülen’in doğum gününe denk geldiği iddiasının gerçeği yansıtmadığının altını çizen Bolay, şöyle devam etti: Biz bu programa başladığımızda tarih 6 Ekim 1989’du. Ondan sonra her yıl 10 gün geriye geldik. 4 sene sonra Ağustos ayına denk gelince yaz zamanı olduğundan ve herkes tatile gittiği için salonlarda izleyici bulunamadı. Bu sefer mütevelli heyeti üyeleri, ‘bunu sabitleştirelim’ dediler. Hicri takvimle Nisanın 12’sine, Miladi takvimle Nisanın 21’ine denk geliyordu ve biz de Nisanın 21’inde bunu devam ettirdik. Bunu da 4 sene sonra halktan gelen talep üzerine yaptık. Bu sefer buna muhalif olanlar, 23 Nisan’ı karalamak için yapıldığını söylediler. Benim ayrılmamdan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı bunu mütalaa etti ve 14 Nisan’a geri çekti.”

Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Said Yazıcıoğlu da Kutlu Doğum’un FETÖ’yle bir ilgisinin bulunmadığını kaydederek, şunları söyledi: “O zaman Diyanet Vakfı’nın yayın kurulu vardı. Başkanı Süleyman Hayri Bolay’dı. O kurul oturdu, ‘nasıl yapalım’ diye böyle bir proje hazırladı. Onlar böyle bir projeyi hazırlayınca ben de o proje karşı çıkamadım. Doğru, güzel yapılmıştı. Onay verdik. Açılışına da katıldım, konuşmalar da yaptım. Gülen’le ne alakası var bu işin? Diyanet Vakfı Yayın Kurulu’nun hazırladığı bir projedir. Sonra FETÖ alternatif bir şeyler yaptı.”

‘HAFTAYI KİRLETMEYE ÇALIŞTILAR’

Konuyla ilgili açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Kutlu Doğum’la ilgili ortaya çıkan tartışmaların kendilerini çok yaraladığını söyledi. Kutlu Doğum Haftası’nı FETÖ’yle ilişkilendirmenin, 15 Temmuz gecesinde salalarıyla darbeyi bastıran bütün Diyanet camiasına atılabilecek en kötü iftiralardan bir tanesi olduğunu belirten Görmez, bu iddiayı ortaya atanların FETÖ tutuklusu bir yazarın yalan-yanlış bir yazısını dayanak yaptığını dile getirerek, “Diyanet’e, bu haftayı başlatan Diyanet İşleri Başkanı’na sormadan, bunların hiçbirisiyle konuşmadan, sadece bir köşe yazarının yalan-yanlış bir beyanına dayanarak bu haftanın FETÖ tarafından icat edildiğini, daha da vahimi, o ihaneti bu topluma yapan insanın doğum gününü kutlamak için bunu kullandıklarını, Diyanet’i de alet ettiklerini iddia etmeyi, bir idrak tutulmasıyla izah edebilirim. Bunu kabul etmek asla mümkün değildir. FETÖ dinin her boyutunu kirletmeye kalkıştığı gibi, bu haftayı da kirletmeye kalkıştı” dedi.

DOĞUM TARİHİ İDDİALARI DESTEKLEMİYOR

Kutlu Doğum Haftası’nın FETÖ’nün projesi olduğunu ileri sürenlerin en büyük dayanak noktası, etkinliklerin Fethullah Gülen’in doğum gününe denk geldiği iddiası. Ancak Gülen’in gerçek doğum tarihi bunu doğrulamıyor. Ankara Başsavcılığı’nın hazırladığı darbe iddianamesinde Gülen’in doğum günü ile ilgili bilgilerin yanlış olduğu belirtildi. Buna göre, resmi doğum tarihi ‘27 Nisan 1942’ olan terörist başı, Edirne’de görev aldığı yıllarda vaiz sıfatıyla memur olmaya yaşı yetmediğinden mahkemeye başvurarak doğum tarihini ‘27 Nisan 1941’ olarak değiştirdi. Ancak buna rağmen sohbetlerinde doğum tarihini hep ‘11 Kasım 1938’ olarak dile getirdi. Peygamber Efendimiz’in doğum tarihi, hicri takvimde 12 Rebiü’l evvel, Miladi Takvim’de ise 20 Nisan olarak geçiyor. 1989 yılında başlayan Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri de bir dönem hicri tarih, bir dönem de miladi takvim esas alınarak gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2007 yılında bir genelge ile Kutlu Doğum etkinliklerinin 14-20 Nisan tarihleri arasında yapılmasını kararlaştırdı.

‘BİZ YAPALIM DEDİLER REDDETTİK’

2007-2008 yıllarında yeniden harekete geçen FETÖ’nün, Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini Diyanet’in elinden almaya çalıştığına dikkat çekiliyor. Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu ise kurumun çalışmalarından rahatsızlık duyan FETÖ’nün Kutlu Doğum’a karşı alternatif programlar yaptığına işaret etti. Bardakoğlu, “2007’de Kutlu Doğum vesile ile Almanya’da program yapmak istedik. Bütün cemaatler Kutlu Doğum’a katılırlarsa anlamlı olacağını söyledim. Diyanet olarak 16-17 grubu topladık. 30 bin kişilik salon tuttuk. Sahneye çıktılar, hepsinin elini havaya kaldırdık. Katılmayan tek grup FETÖ’ydü” dedi.