''Firavun çok zâlim bir insandı:bİr rüya görmüştü. Kendisini bir çocuk yok edecekti. Belki ayakalndırma çıkarark belki de direk infaz ederek. Mısır'da İsrailoğulları'ndan oluşan ayaklanma çıkaracak bir çocuk veya genç topluluğu istemiyordu, bu nedenle genç erkek nüfusunu kontrol etme gereği duydu. Böylece her 2 yılda bir genç erkek nüfusunu öldürmeye karar verdi. Her yıl olmamasının sebebi yine de kendine hizmet edecek bir neslin kalmasını istemesiydi. Planı buydu, tüm erkekleri öldür, çünkü ona göre çok çocuk yönetimine karşı devrim demek, ayaklanma demek, başkaldırma demekti.  Hz Musa işte o yıllarda doğmuş ve Rabbinin yardımı ve annesinin çabalarıyla ölmekten kutulmuştu.

Bugünlerde ise, ileriye gitmemeleri için çocuk özellikle gençkız ve erkek nüfusun öldürülmesi gerekmiyor, gerçek bir çocuğa dönüşmelerini engellemek yeterli. Onlara bir Telefon, tablet ya da ps -her neyse- vererek çocuk kalmalarını sağlayabilirsiniz, böylece 25 yaşına gelene kadar 3 yaşında çocuk gibi ona tutunurlar ve kanepede oturup tüm gün onunla oynarlar. Tüm gün film izlerler. Bir işe girmezler, ekmek bile almak istemezler, okul hayatlarını ciddiye almazlar, kariyerlerini ciddiye almazlar, dinlerini ciddiye almazlar, hayattaki "hiçbir şeyi” ciddiye almazlar. Böyle bir çocuğu öldürmene gerek kalmaz zaten: Haksızlığa, onursuzluğa adaletsizliğe başkaldırmaz, hiçbir yanlışa dur demez, topluma katkısı bulunmaz.

İşte bu gün tabletler böyle bir nesil yetiştiriyor. gençler aileden ve  toplumdan kopuk yetişiyor. 

Gençlik kendini yaşayamıyor. Kendi olamıyor.

Çocuklarımıza sahip çıkalım.

Çocuklarımızı teknolojiye ve uzantılarına kurban vermeyelim.