Gece altını ıslatan çocuk için ne yapmalı? Annelerin korkulu rüyası altını ıslatan çocukalar, çişini tutamayan çocuklar. Ne yapmalı? çiş çocuklar için psikolojik midir. Tedavisi var mı?Altını ıslatan çocuklar için ne yapmalıyız

çocuğunuz altını mı ıslatıyor ile ilgili görsel sonucu

Çocuklarda idrar kaçırmanın birçok nedeni olabilir. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, “Uyanma güçlüğü, gece düşük mesane (idrar torbası) kapasitesi, gece idrar üretiminin artması ve genetik eğilim bu durumu ortaya çıkarabiliyor. Uyku bozukluğu, hiperaktivite-dikkat eksikliği, epilepsi, okul- aile sorunları gibi durumlar da idrar kaçırma sorununa neden olabilmektedir. 5 yaşını tamamlamış bir çocuk haftada 2’den fazla idrar kaçırıyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır” dedi.

Gece tuvalete kaldırmak sıklıkla buşvurulan bir yöntem olmasına karşın, yararı çok azdır. Aksine mesane daha sık idrar yapmaya alışacağı için sorun daha da ağırlaşabilir.

Bu konuda ilk yapılması gereken; bir çocuk doktoruna gidip böbrek fonksiyonlarıyla ilgili bir problemin olup olmadığını kontrol etmektir. İkinci adım olarak; çocuğunuzun sizin algılamadığınız başka bir sorunu var mı ona bakın. Eğer önemli bir ailevi problem varsa bu da neden olabilir.

İdrar yolu enfeksiyonu ve diyabetin habercisi olabilir

Beş yaşından büyük bir çocuk doğumsal ya da üç aydan uzun süre haftada en az iki kez uykudayken idrar kaçırıyorsa “enürezis” varlığından söz edilebileceğini anlatan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı “Bu sorun, çocukların gündüz ya da gece yatağını, elbiselerini istemsiz olarak ıslatması şeklinde karşımıza çıkar. Sadece uykuda idrar kaçırma (enürezis monosemptomatik) ile sıkışma, damlatma, sık ya da seyrek idrar yapma, idrar tutma manevraları, kesik kesik işeme gibi durumların eşlik ettiği idrar kaçırma (polisemptomatik enürezis) olmak üzere iki türlüdür” açıklamasında bulundu. İdrar kaçırmanın bazen başka sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, “Özellikle idrar yolu enfeksiyonu, idrar torbasının hastalıkları, üriner sistemin yapısal bozuklukları, idrar konsantrasyon bozuklukları, böbrek yetersizliği, kabızlık ya da diyabet bunlar arasındadır” dedi.

Suçlayıcı davranmayın!

Tüm tedavi süreci boyunca ailenin çocuğa destek olmasının kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı “Çocuğun, bu sorunu sadece kendisine aitmiş gibi algılamaması için özenli hareket etmeli; tedavi sırasında ortaya çıkabilecek durumlarda suçlayıcı ve cezalandırıcı davranışlardan kaçınılmalı. Aksi yöndeki her davranışın, çocukta özgüven kaybı, davranış bozukluğu ve anksiyete gibi sorunlara yol açabileceği unutulmamalı” açıklamasında bulundu.

İlkokula başlama dönemi etkin tedavi için önemli

İdrar kaçırma sorununda çocuklarda ayrıntılı fizik muayene ve laboratuvar değerlendirmeleri sonrası altta yatan organik bir hastalık saptanmazsa aile yapısı ve çocuğun olaydan etkilenme derecesine göre 2 yıl gözlem ve destek tedaviyle izlem yapılabildiğini aktaran Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, “Ancak ilkokula başlama dönemi olan 7-8 yaş daha etkin bir tedavinin seçilmesi açısından önemlidir. Altta yatan organik bir hastalığın olup olmadığının değerlendirilmesi için laboratuvar incelemeleri ve üriner sistem ultrasonografisi istenebilir. Bazen çocuklar, uygulanacak tedavi yönteminden korkabilir. Bu noktada ailenin de tedaviye katılımı, tedavinin başarısı için çok önemlidir. Muayene sırasında çocukla doğru iletişim kurmak, dikkat etmesi gereken durumları onunla paylaşmak, zorlandığı alanlarda ona yol göstermek tedavinin sonuçlarına da olumlu yansır” dedi.

Tedavinin başarı oranı yüzde 90

Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tedavinin başarı oranı, monosemptomatik enürezis türünde davranış tedavisi ve alarm tedavisi ile yüzde 90’ların üzerindedir. Tedavi sonrası sorunun tekrar görülme olasılığı da düşüktür (yüzde 20-30). İlaç kullanımında ise başarı oranı yüzde 60-70 arasında değişmekte olup, tedavi sonrası tekrar görülme olasılığı yüksektir.”

Beslenmesine dikkat edin!

Çocukların beslenme şekilleri de bu rahatsızlığı tetikleyebilir. Sıvı alımının düzenlenmesi, gazlı ve kafeinli içeceklerden uzak durulması, özellikle akşam yemeğinden sonra meyve, kuruyemiş, şekerli ve tuzlu besinler ile içeceklerin kısıtlanması önemlidir. Çocuğunuz için aşağıdaki önerileri dikkate almayı ihmal etmeyin:

• Yatmadan 2 saat önce sıvı alımını kısıtlayın.
• Yatak öncesi tuvalet ziyareti yaptırın.
• Uyuduktan 1,5 - 2 saat sonra tuvalet kullanımı için uyandırın.
• Gündüz sıvı alımını artırın.
• Gündüz 2-3 saat arayla işemesini sağlayın.
• Akşam yemeğinde susamasını tetikleyecek tuzlu ve aşırı baharatlı gıdalardan kaçının.
• İdrar söktürücü etkisi olabilen hazır içecekleri eve almayın.

çocuğunuz altını mı ıslatıyor ile ilgili görsel sonucu

İdeal tuvalet eğitimi nasıl olmalı?

• 1,5 - 2,5 yaş aralığının ideal zaman olduğunu unutmayın.
• Katı tuvalet eğitiminden kaçının.
• Eğitim süresince aile olarak destekleyici davranın.
• Gece ve gündüz eğitimine aynı zamanda başlayın.

Çocuklarda “ADH” adı verilen bir tür su tutucu hormon, geceleri gündüze nazaran iki misli seviyeye çıkar. Bu da idrar kesesinde biriken sıvı miktarını azaltır. Ancak çocukta bu hormon eksik olduğunda çocuk idrarını kontrol edemez ve gece tam işeme yapar. Çoğu aile bunu bilmiyor, çocuğun sorununu psikolojik zannediyor, hâlbuki basit bir ilaç tedavisi ile sorun kolayca hallolur” dedi.
Ülkemizde ilkokul çağındaki 7 çocuktan birisi “enüretik” yani geceleri altı işiyor. Bazen bu durum yetişkin çağı dediğimiz 17-18 yaşlarına kadar devam edebiliyor. Yine araştırmalar daha çok erkek çocukların gece altlarına işediğini gösteriyor. Burundan günde 1 kez kullanılan sprey ise, hormon eksikliğine bağlı gece işeme sorunu olan çocuklara çare oluyor. 6 ay düzenli olarak kullanılması tavsiye ediliyor, ilk kullanımından itibaren yatak kuruluğunu sağlıyor.