Çocuğa mahremiyet eğitimi ne zaman verilmeye başlanmalı?
- Kendilerini anne babadan ayır bir birey olarak hissettiğinde. Bu da 2 yaş dönemine denk düşer. Çocuklar yaşamlarının ilk 2 yılında genellikle kendilerini ayrı bir birey olarak değil, annenin bir parçası olarak algılar. Yaklaşık 24 aylık oldukları dönemde kendilerinin anne ve babalarından farklı bir birey olduklarını algılamaya başlarlar. Pek çok anne ve baba için iki yaşın bu kadar zor bir dönem olması da bu yüzdendir.

Çocuklara Mahremiyet Eğitimi Nasıl Verilir? ile ilgili görsel sonucu

Çocukların karakterlerinin yüzde seksen beşi okul öncesi dönem olan 0-6 yaş aralığında gelişir. Bu nedenle karakter gelişimi ile ilgili olarak sorumluluk, sabır, adalet, dürüstlük, cömertlik, yardımlaşma, saygı , sevgi ve vefa gibi bir çok duygu ve davranış bu yaş döneminde şekillenir.

Bu şekillenmede çevre faktörü de çocuğun mizaç yapısı da çok önemlidir. Ama en fazla önem arz eden şey çocuğun bu olgu, durum ve duyguları yansıtan davranışlara ailelerindeki bireylerde şahit olmalarıdır.

Bu duygu ve olgulardan birisi de mahremiyettir. Okul öncesi dönemde çocuklara mahremiyet eğitimi verilmesi çok önemlidir. Bu eğitim verilirken dikkat edilmesi gereken durum ve davranışlar vardır. Özellikle anne ve babalara; çocuklarında taciz ve istismar olaylarının yaşanmasına engel olmak için şu noktalara dikkat etmeleri önerilebilir;

-Kız çocuklarınızı kaç yaşında olurlarsa olsunlar okula gönderirken pantolon,eşofman veya mutlaka etek altından kısa tayt giydirin.

-Erkek çocuklarınıza ne kadar terleseler de atletsiz , üstleri açık sokakta oynamamalarını tembihleyin.

-Çocuğunuzun cinsiyeti ne olursa olsun bir yabancı yetişkinle bir ortamda yalnız kalmaması gerektiğini öğretin.

-Birisinin onlara" Bunu kimseye söyleme" dediği bir şey olup olmadığını sık sık onlara sorun. Söylediğinde her ne söylerse söylesin kızmayacağınıza dair onu rahatlatın.

-Başınızı bilgisayar ve televizyondan 10 dakikalığına dahi olsa kaldırıp çocuğunuza her gün mutlaka gülümseyerek " Bana bugün anlatmak istediğin bir şey var mı? " diye sorun.

-Çocuklarınızı evde yetişkin çocuğu olan arkadaşlarınızın veya akrabalarınızın evine dahi yatılı kalmak için göndermeyin.

-Erkek çocuklarınıza ve kız çocuklarınıza başkalarının yanında (hem cinsleri ve akrabaları dahi olsa) asla üstlerini değiştirmemelerini öğütleyin.

-Çocuklarınızın mahrem alanlarına siz de bakmamaya dikkat edin.Bir ihtiyaç hasıl olduğunda onlardan bu konuda izin isteyin.Siz de onların yanında üstünüzü değiştirmeyin.

-Evde küçük yaşta çocuklarınız varken dahi her zaman banyo ve tuvaletin kapısını kapalı tutarak işlerinizi halledin.

-Çocuğunuzu küfür ve terbiyesiz el hareketlerinin, terbiyesiz el şakalarının yapıldığı arkadaş ortamından uzak tutun. Bu mümkün değilse bu durumun ne kadar yanlış ve bunları yapmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu çocuğunuza hareket ve sözlerinizle sık sık hissettirin. Çocuğunuzu böyle davranmadığı için sık sık başkalarının yanında övün.

-Eğer çocuğunuz sizden önce eve geliyorsa ve anahtarı varsa bunu kimseye söylememesini ve eve geldikten sonra siz gelene kadar asla ne için olursa olsun kapıyı açmamasını tembihleyin. Kapıyı açmadığı halde ısrar eden olursa hemen sizi ve polisi aramasını söyleyin.

-Çocuğunuza ,hoşlanmadığı durumlarda bağırmayı , kaçmayı ve itiraz etmeyi öğretin.

-Gittiğiniz misafirlikte çocukların odada yalnız ve kapı kapalı şekilde oynamalarına izin vermeyin. Sık sık gidip onları güler yüzle “aferin ne güzel oynuyorsunuz” diyerek kontrol edin.

-Çocuğunuza bu yazıyı okuyun. Ona sakince bunlara dikkat etmesi gerektiğini söyleyin. Ardından bu konularda başkalarına da aynı hassasiyeti göstermesi gerektiğini çocuğunuza hatırlatmayı unutmayın.

Mahremiyet eğitiminin yarısı kendi mahremiyetine diğer yarısı da başkalarının mahremiyetine halel vermemeye dikkat etmektir.

Tüm bu tedbirleri almanıza rağmen çocuğunuz gelip size ona birisinin kötü dokunduğunu veya baktığını söylerse sakın ona "Sana öyle gelmiştir" demeyin.

Çocuğunuza karşı asla inanmaz veya bu durumu küçümser bir tavır sergilemeyin."Anlıyorum. Bu konuda gerçekten kendini kötü hissetmiş olmalısın. Bu konuyu halledeceğim. Bana bunu söylediğin için aferin." deyin.

Konuyu büyütüp,herkese anlatıp,ortalığı velveleye vermeyin. Bu çocuğunuzu ürkütecek ve utanmasına sebep olacaktır. Bunun yerine mutlaka bu konunun takipçisi olun."Ayıp olur" düşüncesine kapılmadan bahsi geçen her kimse o kişiyle gidip bu konuyu "ciddiyetle ve ikaz ederek" konuşun.

Sonucu sakin ve ciddi bir şekilde çocuğunuza anlatarak onu rahatlatın. Mevzu bahis olan kişi okuldan birisiyse (öğretmen,müdür,rehberlikçi,hademe vs..) üşenmeden çocuğunuzun okulunu değiştirin.

Çocuğunuzun size güven duyması ve yaşadığı olayın travma olmaktan kurtarılmasının tek yolu sizin onun yanında olduğunuzu hissetmesidir. Unutmayın ki bir kız çocuğu veya erkek çocuğu yetişkin bir bayan tarafından da tacize uğrayabilir. Ve cinsel taciz,asla küçümsenecek veya umursanmayacak bir şey değildir. Çocuğunuzun başına böyle bir şey gelmesi utanılacak bir şey değildir.Tam tersi bu duruma sebep olan kişi ve kişilerin utanması gerekir.Kendiliğinden bu utancı yaşamıyorlarsa sizin gidip onları utandırmanız gerekiyor demektir.

Bu tedbirlerin yanı sıra öğretmenler ve aileler aşağıda örneği verilen türde etkinlikler yaptırarak çocuklara bu konularda farkındalık oluşturabilirler.

ETKİNLİK-1 “Kızlar ve erkekler farklı yaratılmışlardır.”

Etkinlik türü: Oyun ve Türkçe etkinliği (Bütünleştirilmiş büyük grup etkinliği)
Yaş:36-72 ay

ÖĞRENME SÜRECİ:
Çocuklara ;”Çocuklar buradaki kızlar parmak kaldırsın “ der. Kızlar parmak kaldırır. Yetişkin , kız çocuklarının genel olarak nelerden hoşlandığı, nasıl göründüğü ve nasıl giyindiği hakkında çocuklarla sohbet eder.

Sonra “buradaki erkekler parmak kaldırsın “der. Aynı şekilde erkek çocuklarının genel özelliklerinden bahseder.

Sonra çocuklara kısa bir hikaye anlatacağını ve çocukların hikayedeki yanlışları bulmalarını söyler.” Bir gün Osman’ın evde canı sıkılmış. Parkta oynamaya gitmeye karar vermiş. Hemen gidip dolaptan bir etek almış.“ ( Çocukların tepki vermelerini bekler) Sonra tabii ki ben etek giyemem ben bir erkeğim demiş ve pantolonunu giymiş.

Sonra Parkta takkesini takıp gelmiş olan Fatma’ yı görmüş. (Çocukların tepkisini bekledikten sonra) Tabii ki Fatma bir kız takke takamaz. Yaklaşınca Fatma’nın başörtüsünü takıp geldiğini görmüş.

Sonra Osman’ın çok tuvaleti gelmiş. Osman …… “ diyerek bekler. Çocuklar Osman ,erkekler tuvaletine mi gitmeli yoksa kızlar tuvaletine mi? (Cevapları aldıktan sonra) Tabii ki erkekler tuvaletine gitmiş.” diyerek hikayeyi bitirir.“

Evet çocuklar Allah bazımızı kız bazılarımızı da erkek olarak yaratmıştır. Kızlar ve erkekler birbirinden farklı özelliklerde yaratılmıştır. Kızlar farklı şeyleri yapmaktan hoşlanırlar, giyimleri ve görünüşleri daha farklıdır. Erkekler de kızlardan farklı şeylerden hoşlanırlar ve farklı bir şekilde görünür ve giyinirler.

Erkekler ;erkek tuvaletine, kızlar da; kız tuvaletine giderler. Eğer bir tane tuvalet varsa o zaman sırayla tuvalete girilir

Tuvaletinizi yapacağınız zaman kimsenin sizi görmemesi çok önemlidir. Buna okulda, evde , misafirliğe gittiğimiz yerlerde ve alış-veriş merkezlerinde çok dikkat etmeliyiz.

Tuvalete girdiğinizde mutlaka kapıyı kapatıyorsunuz. Yardıma ihtiyacınız olduğunda sadece öğretmenlerinize ve annne-babanıza haber veriyorsunuz. Onlar da çok dikkatli bir şekilde özel yerlerinize bakmadan size yardımcı oluyorlar. Öyle değil mi? der”

DEĞERLENDİRME SORULARI: Bizi kız ve erkek olarak farklı yaratan kimdir? Kızlar nasıl giyinirler? Erkekler nasıl giyinirler? Sen hiç dışarıda kız ve erkekler için ayrı olan tuvaletlere gittin mi? Hikayeyi sevdin mi? Hikayede Osman dolaptan ilk olarak ne almıştı? Sonra ne giyindi? Parka gittiğinde Fatma’ nın başında ne olduğunu zannetti? Fatma'nın başında ne vardı?

ETKİNLİK-2 “Banyo yaparken nelere dikkat ederim?”
Etkinlik türü: Türkçe, sanat ve oyun etkinliği (Bütünleştirilmiş büyük grup etkinliği)
Yaş:36-72 ay

ÖĞRENME SÜRECİ:
Çocuklara: “Çocuklar ,bazı işleri yaparken kapıyı kapalı tutmamız çok önemlidir. Mesela biz tuvalete girdiğimizde kapıyı kapatmalıyız. Çünkü bizi başkasının görmesini istemeyiz. Banyo yaparken de banyoda başka birisinin olmamasına dikkat etmeliyiz.

Sadece bize yardımcı olmak için annemiz veya babamız banyoda yanımıza gelebilir. Üstümüzü değiştirirken de odada kimse olmamalı. Bazen zor giyilen ve çıkarılan kıyafetlerimiz olduğunda annemizden,babamızdan ve öğretmenimizden yardım isteyebiliriz.

Annelerimiz,babalarımız ve öğretmenlerimiz de bize yardım ederken bizim özel bölgelerimize bakmazlar.Vücudumuzun özel kısımlarını kimseye göstermemeliyiz.

Mecbur kalındığında ,sağlıkla ilgili bir durum olduğunda annemize ve annemizin yanındayken doktora gösterebiliriz” der.

Sonra Yetişkinçocuklara açık ve kapalı kapı resimlerinin olduğu iki kart gösterir.Hangi durumlarda kapının açık ve kapalı olması gerektiğini anlatır.

Sonra çocuklara fon kartonlarını dağıtır. Çocuklara dikdörtgenin içine çizilmiş daha küçük bir dikdörtgenin üç kenarını keserek bir kapı oluşturmalarını söyler. Kapının tutma yerine bir hamur yapıştırıcı yapıştırılır.Çocuklar öğretmenin söylediği cümleye göre önlerindeki kapıyı açar veya kapatırlar.

Şöyle cümleler söylenir;"Ayşe kitap okuyor,Ayşe yemek yiyor,Ayşe namaz kılıyor, Ayşe banyo yapıyor, Ayşe üstünü değiştiriyor.Ayşe oyun oynuyor.Ayşe tuvaletini yapıyor. Ayşe, televizyon izliyor, Ayşe ders çalışıyor vs..." Çocuklar her cümleden sonra duruma göre kapıyı açıp kapatırlar. Çocuklar tebrik edilir.

DEĞERLENDİRME SORULARI: Tuvalete ve banyoya girdiğimizde neden kapıyı kapatmalıyız? Başka hangi durumlarda kapıyı kapatmalıyız? Kapı çalarak bir odaya girmek güzel midir? Müsait olmak ne demektir? İhtiyacımız olduğunda bize kim ve nasıl yardım edebilir?

(Etkinlik örnekleri 3-6 yaş aralığı için verilmiştir. Bu yaşta çocukların önce kız-erkek farkını anlamaları önemlidir. Daha sonra etkinlik yapılabilir. Diğer yaş grupları için bu tür etkinlikler ve etkinlik sonundaki sorular çeşitlendirilebilir)

Asuman Kılıç -Risaleajans