KISA SÜREDE BÜYÜDÜ 80 BİN KİŞİ OLUMSUZ ETKİLENDİ

Kısa sürede yüzde 800-1000 büyüyüp 510 trilyon bütçeye saip olan Çiftlikbank olayının arkasında kimler var. Kamuoyunun merak ettiği en önemli konu başlığı bu.

25 yaşında bir gencin bu işi tek başına organize etmesi mümkün görünmüyor. Yurt içi ve dışında bu işin asıl organizatörleri kimler?

Arkasında siyasi güç ve vekiller var mı? Belediyeler ve farklı devlet kuruluşları bu konu ile ne kadar bağlantılı merak ediliyor. Veya organize bir çete olma ihtimali de konuşuluyor.

İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, 77 bin kişiden 500 milyon lira toplayan Çiftlik Bank'ın arkasında büyük bir çetenin olabileceğini belirterek, "Bir garip çocuk geliyor, devletin kurumlarını da toplayıp açılışlar yapıyor. Bankalarda çok ciddi kredi hesapları açıyor. Bunun arkasında organize bir çete olmaması mümkün değildir" dedi.
Çiftlik bankIN ARKASINDA KİMLER VAR ile ilgili görsel sonucu

BAŞKA ORGANİZELER DE VAR

Bilişim uzmanları, Çiftlik Bank'a benzeyen sistemlerle vatandaşlardan para toplayan organizasyonların maddi kayıpların yanı sıra kişisel veri güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti.

Bilişim uzmanları, usulsüz faaliyetlerle çok sayıda kişiden para toplayan Çiftlik Bank'a benzeyen organizasyonların maddi kayıpların yanı sıra kişisel veri güvenliğini de tehdit ettiğini bildirdi.

Çiftlik Bank'ı "buz dağının görünen yüzü" olarak nitelendiren uzmanlar, genellikle yurt dışından yönetilen benzer sistemlerde belirli limitlere kadar vatandaşlara kazanç sağlandığını, yeterince yatırımcıya ulaştıktan sonra kapatılan platformların yasal olmaması nedeniyle çok ciddi mağduriyetler yaşandığını kaydetti.

UZMANLAR UYARIYOR

Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Avukat Kürşat Ergün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çiftlik Bank sisteminin internet üzerinde bir oyun olarak ortaya çıktığını, yatırımcıların bu oyun üzerinden çiftlik hayvanlarını alıp satarak para kazanmaya yönelik bir sisteminin geliştirildiğini söyledi.

Vatandaşların, bunu yatırım aracı olarak görmesinin çok yanlış olduğunu belirten Ergün, "İlk başta ortada ne çiftlik ne de hayvanlar vardı. Daha sonra hayvan satışı ve elde edilen kar üzerinden oyun içinde para kazanmaya başlandığı yayıldı. Paralar ödendikçe, zincirleme halinde, dilde dile bu oyun aktarıldı. Kısa vadeli güzel paralar kazandığı da görüldükçe insanlar tanıdıklarını buraya davet ettiler. Hatta bu davetlerden de belirli paralar kazandılar." ifadelerini kullandı.

"SAADET ZİNCİRİNE DÖNÜŞTÜ"

Ergün, oyunun daha sonra saadet zincirine dönüştüğünü, sistemin kurucularının kazancın somut olduğunu göstermek adına çeşitli illerde bazı çiftlik ile dükkanlar açtığını aktardı.

Sanal alemdeki oyunların bir anda gerçeğe dönüştüğü algısının oluşturulduğuna dikkati çeken Ergün, bu sistemin artık bir dolandırıcılık aracı haline geldiğinin anlaşıldığını dile getirdi.

"KESİNLİKLE YAZMAYIN"

Bu sisteme giren insanların sadece para kaybetmediğinin altını çizen Ergün, şöyle devam etti:

"Çiftlik Bank'a benzer, sanal alemde oyunlar üzerinden para kazandırdığını vadeden değişik platformlar da mevcut. Ancak bunların geri dönüşü ciddi anlamda büyük risk taşıyor. İnsanların yatırdıklarını kar miktarlarıyla almasını bırakın, ana paralarına dahi ulaşamayacakları noktaya geliyorlar. Çiftlik Bank bunun en somut örneğidir. Biz, internet üzerinden alışverişlerde bile güvenlik protokollerine uyulması ve kullanıcıların buna riayet etmesi gerektiğini söylüyoruz. Artık, bahis, kumar ya da sanal paralarla ilgili bazı aracı kurumlar oluşmaya başladı. Bunlardan iki üç tanesinin insanları dolandırmaya başladığını biliyoruz. İnsanların, yatırdıkları paraları geri alamadığını görüyoruz."

Ergün, bu tür platformların, internet ortamında güvenli mecralar olmadığını vurguladı. Kullanıcıların kesinlikle kredi kartı ile banka hesap bilgilerini bu tür mecralara yazmaması gerektiğini ifade eden Ergün, şunları anlattı:

"Kişisel verilerin güvenliği anlamında da büyük risk içeriyor. Bu durum, hem para verip alamama hem de kredi kartı dolandırıcılığına zemin hazırlar. Siz kredi kartı bilgilerini verdiğinizde o kartın hangi mecralarda kullanacağını bilemezsiniz. Herhangi bir risk oluşma durumunda bu kişilere de ulaşamazsınız. Çiftlik Bank'ın kurucusunun şimdi Uruguay ya da başka bir yere gittiği söyleniyor. Buna ulaşıp, paranızı tahsil etme imkanınız yok."

Ergün, Çiftlik Bank mağduriyetlerinden vatandaşların iyi bir ders alması ve bahis, kumar ve oyun sitelerinden uzak durması gerektiğini kaydetti.

Çiftlik Bank'tan daha profesyonel çalıştığını öne süren bazı sanal yatırım araçları konusunda da vatandaşları uyaran Ergün, "Benim için kıstas Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'dur (BDDK). Bankacılık sistemleri bu kurumun denetimi altında çalışır. Bunun haricinde olan herhangi bir yerle yapılan finans işlemleri çok açık şekilde risk teşkil eder. İnsanlar kısa vadeli yatırımlarla belirli kazançlar elde etmiş olsalar bile bu sistemin kurucuları tarafından belirli bir limite ulaşıldıktan sonra her zaman dolandırılma riskleri mevcut. Bir finans aracı düşünülecekse devletin bildiği, tanıdığı ve finans kurumu olarak kabul ettikleri haricinde, özellikle internette yer alan birtakım kurumlar üzerinden para yatırmaları başlı başına bir risk teşkil eder." değerlendirmesini yaptı.

"MAĞDURİYETİN TELAFİSİ ANLAMINDA ORTADA BİR İMKANSIZLIK VAR"

Bazı mağdurların kendilerine de ulaşmaya başladığını ifade eden Ergün, "Mağduriyetin telafisi anlamında ortada bir imkansızlık var. Çünkü toplanan paraların nereye aktarıldığı, nereye getirildiği çok belli değil. Zaten o vatandaş da ortalardan kaybolmuş durumda. Ancak hukuki işlemler başlatıldı. Bildiğimiz kadarıyla birçok Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işlemler yürütülüyor." şeklinde konuştu.

Bilişim Suçları Mücadele Derneği Genel Başkanı Yavuz Koçoğlu ise insanların internette oyun oynayarak para kazanmayı benimsediğini ancak zaman zaman dolandırıcıların bu durumu kullandığını belirtti.

Güvenilirliği tartışmalı çok sayıda çiftlik oyununun sanal alemde mevcut olduğunu anımsatan Koçoğlu, vatandaşların sisteme dahil edilen insanların kendi yatırımlarıyla veya sonraki katılımcılardan gelen paralarla ödemenin yapıldığı "Ponzi Düzeni" ile kandırıldığına dikkati çekti.

"PARANIZI KATLIYORUZ"

Koçoğlu, bu yöntemin orta ve üst gelir seviyesindeki ülkelerde sıklıkla görüldüğünü kaydederek, az miktarda para ile yatırım yapan insanların faize göre daha cazip karlar elde etmek istemeleri nedeniyle bu oyunların yaygınlaştığını bildirdi.

Bu sistemlerin "Paranızı katlıyoruz." vaadiyle yatırımcı topladığını dile getiren Koçoğlu, şunları kaydetti:

"Aslında ilk başlarda bu vaadi yerine getiriyorlar. Benzer sistemlerin ayakta durmasının bir numaralı şartı budur. Yüksek kazanç sağlayan insanlar hem paralarını içeride tutarlar hem de çevrelerindeki insanlara bundan bahsederler. Bu sistemlerde riski alıp yatırım yapanlar ne kadar ilk başta 'Ben yatırımımı çıkarırım, sonra da kazandığımla devam ederim' diye düşünseler de para tatlı geldiği için bırakmak istemezler. Altın yumurtlayan tavuğunu satmayan adam misali kimse kazançlı olduğunu düşündüğü bir sistemden kolay kolay çıkmak istemez. Düzenli ödemesini aldıkça ilk baştaki güvensizlik fikri de kafasından atılacağı için daha fazla batağa çekildiğinin farkına varmayacaktır. Yüksek kazandıkça oynar ve o gün geldiğinde üzüntüsü kat kat artar."

Koçoğlu, bu sistemin temelde yeni katılımcılara muhtaç olduğuna dikkati çekerek, katılımcıların yeterli ölçüde bulunmaması durumunda sistemin çökeceğini belirtti.

MERKEZ YURT DIŞI

İnsanlar arasında kulaktan kulağa yöntemiyle belli bir noktaya kadar yaygınlaşan sistemin internetle birlikte insanları adeta birer bayiye dönüştürdüğünü vurgulayan Koçoğlu, firmaların bazı teşvikler nedeniyle faaliyet yeri olarak genellikle Kıbrıs'ı tercih ettiğini ifade etti.

Bu firmaların her türlü faaliyetlerini yurt dışından yürüttüklerini, gelirlerini de buradan sağladıklarını dile getiren Koçoğlu, oyunlarda kullanılan elektronik şifre sistemiyle (e-pin) kayıt dışı havuzundan kazanılan paranın yaklaşık 60 milyon dolar olduğunu sözlerine ekledi.