Cennete götüren yollar

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde, “Şu üç şey kimde bulunursa cennettekilere hizmet eden huriler ile evlendirilir” buyuruyor. O varlıklara huri denmesinin sebebi de gözlerinin siyahının çok siyah, beyazının da çok beyaz olması hasebiyledir. Kur’an-ı Kerim’de beyan edildiği üzere, “Onlar saklı inciler gibi son derece güzeldirler.” Son derece edeplidirler. Keza bunlardan başka cennete, hadiste zikredilen şartları yapanlara hizmetçi erkekler (gılmanlar) verileceği de ifade ediliyor. Başka bir hadis-i şerifte de Peygamber Efendimiz, “Ne kadar isterlerse o kadar huri verilecek” buyuruyor. Peki, bu 3 şart nedir? Birincisi kendisine verilen emaneti eksiksiz yerine getirmek. Fakat bu emanet öyle bir şey ki, kimsenin tespit etmesi mümkün değil. Hiçbir şekilde kaydı yok. Emaneti alanında ona çok ihtiyacı var. Ama bu halde bile emaneti eksiksiz muhafaza ediyorsa cenneti, hurileri ve gılmanları hak etmiş demektir. İkincisi katili affetmektir. İslam’da bir insan başka bir insanı öldürdüğünde kısas gerektir ve kısas gereği öldüren öldürülür. Ancak öldürülen adamın mirasçıları diyet isteyerek katilin canını bağışlayabilirler. İşte böyle bir durumda can bağışlayanın mükâfatı cennettir. Bu durumda affedebilen de cennete gidecek ve hakkı olan şeyden fedakârlık ettiği için ona huriler verilecektir. İkinci durum da budur. Üçüncüsü ise her farz namazın ardından İhlas Sûresi’ni 10 defa okumaktır. Yerinden kalkmadan, hiç konuşmadan bu 10 İhlas’ı okuyabilirsin. Tesbihattan geri kalmamak için de tesbihattan sonra yerinden kalkamadan ve konuşmadan İhlas-ı Şerifeleri okuyabilirsin. Her namazın ardından 10 İhlas’ı okuyana da cennet ve huriler ile gılmanlar verilecektir. Bu hükümler kadınlar için de, erkekler için de aynıdır. Hadis ile daha iyi anlıyoruz emanete riayet etmenin ne kadar kazançlı olduğunu. Delil olmasa da, senet olmasa da, şahit olmasa da hainlik yapmayan adam, emanete riayet ettiği için cennet ile mükâfatlandırılıyor. Ona etrafında pır pır dönecek huriler, gılmanlar veriliyor. İşte Allah’ın emirlerine riayet edenler böyle muazzam sevap kazanıyorlar.

Resulullah’ın Hz. Ayşe’ye tavsiyesi


Bahsi geçen hadiste 10 İhlas okumanın da cennete götüreceği müjdeleniyor. Bununla ilgili Peygamber Efendimiz, Hazreti Ayşe validemize, “Ayşeciğim, Hümeyra (Hümeyra diye hitap edermiş Peygamber Efendimiz Hz. Ayşe’ye) Gece Kur’an’ı hatmetmeden uyuma, bütün Müslümanlar ile helalleşmeden uyuma, bütün peygamberlerin şefaatini kazanmadan uyuma” buyuruyor. Hz. Ayşe ise, “Ya Resulullah, bunları yatmadan nasıl yaparım?” diye sorunca Peygamber Efendimiz, “Ayşeciğim, Hümeyra, İhlas Sûresi Kur’an’ın üçte birine denktir. Yatmadan üç İhlas okursan Kur’an’ı hatmetmiş sayılırsın. Her akşam ‘Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü’minîne yevme yekumü’l hisâb’ dersen bütün Müslümanlara dua etmiş ve onlarla helalleşmiş olursun. Eğer her akşam ‘Allahümme salli ala Muhammedin ve Ademe ve Nuhin ve İbrahim’e ve Musa ve İsa ve ma beynehum minen nebiyyine vel mürselin, salavatullahi ve selamuhu aleyhim ecmain’ dersen de bu peygamberler ve aralarındaki peygamberlere salat-ü selam getirmiş olursun ve o peygamberlerin de şefaatine nail olursun” buyuruyor. Allah, bizleri bu öğütlere uyanlardan ve rıza-i ilahiye ulaşanlardan eylesin. Bunlar Hazreti Peygamber’in ailesine verdiği sırlardır. Fakat artık kitaplara geçmiştir. Ben de bir hoca olarak sizlere aktarıyorum… Bu hadis-i şerif Abdullah İbn-i Abbas Hazretleri’nden nakledilmiştir. Bu hadisi destekleyen daha çok kaynak da vardır. Allah hepsinden razı olsun.

MEHDİ, HZ. HASAN’IN SOYUNDAN GELECEK


Peygamber Efendimiz, “Üç şey vardır ki onlar çıktıktan sonra imanı artık geçerli olmaz. Daha evvel iman etmemiş ise çıktıktan sonra iman etse de geçerli olmaz. Bu tıpkı yeis anındaki imana benzer, ölüm anındaki imana benzer ve geçersizdir” buyuruyor. Hadiste sayılan üç vakıadan ilki güneşin batıdan doğmasıdır. Güneş batıdan doğduktan sonra kâfir, inansa da bir geçerliliği olmayacaktır. Adam kumar oynuyor, zina ediyor ama onu görünce dönüp iman ediyor. Artık geçti arkadaş! O iman artık sana fayda vermez. İkincisi Deccal ortaya çıktıktan sonra imanın faydası yoktur. Deccal ile Mehdi Aleyhisselam savaşacak. Soyu da Hazreti Hasan’ın soyundan olacak. Çünkü Hz. Hasan savaş çıkmasın diye, Müslümanlar birbirlerinin kanlarını dökmesinler diye halifelikten vazgeçmişti. Kendi tarafındaki Müslümanlara dokunulmaması şartıyla… Hazreti Hasan, halifeliği Müslümanlar zarar görmesin diye bıraktığı için Mehdi Aleyhisselam onun soyundan gelecek. Mehdi Aleyhisselam’ın adı Peygamber Efendimizin adı, babasının adı da Peygamber Efendimiz’in adı olacak. 40 yaşlarında ortaya çıkacak. Şeklini şemalini de Resulullah tarif ediyor. O, ilk önce kabul etmeyecek Mehdi olduğunu, sonra ise ulema kaynaklarıyla boyunu posunu, saçını sakalını anlatacak. Mehdi Aleyhisselam ise sonra Mehdi olduğunu kabul edecek ve bir avuç Müslüman ile beraber zulme ve küfre savaş açacak. Peygamber Efendimiz, “Kar üstünde sürünerek bile olsa Mehdi’nin ordusuna katılın” buyuruyor. Mehdi Aleyhisselam, daha sonra Hz. İsa ile beraber Deccal’e karşı savaşacak.

ÇİNLİLERİN YE’CÜC VE ME’CÜC’E BENZERLİĞİ


Mehdi Aleyhisselam’dan sonra Ye’cüc ve Me’cüc çıkacak. Peygamber Efendimiz, “500 çocuğu olduğunu görmeden ölmezler” buyuruyor. Bununla ilgili birçok hadisler de var. Kadın sayısı 1’e 10 gibi oranlarda toplumda çok olacak. Ahlaksız bir toplum olacak. Hepsi birbirine benzeyecek. Ufak boylu olacaklar. Bu hadisleri Çin’e gittiğimiz bir seyahatte müşahede etmiştim. Çinliler Ye’cüc ve Me’cüc hakkında zikredilen hadislere çok benziyorlar. Hepsi ufak ve birbirine benziyor. Ahlak sıfır, belediye başkanlarına da, Mao’ya da resmen tapıyorlar. Kadın sayısı çok olduğundan ve ahlaki bir filtre olmadığından bir erkek kaç kadın ile beraber olduğunu bile bilmiyor. Her şeyi yiyebiliyorlar. Yedikleri en pahalı şey maymun beyni. Hatta cenin bile yiyorlar. Bir tek hadislerde bakır bir setten bahsediliyor. Çin’de sadece onu bulamadım. O da olsa rahatlıkla Ye’cüc ve Me’cüc Çinliler diyeceğim. O kadar kalabalık olacaklar ki doğudan gelecek olan öncü kuvvetleri, tatlı suyu olan Taberiye Gölü’nü içerek kurutacak. Fakat daha sonra bu kalabalık ve güçlü ordu Hz. İsa Aleyhisselam’ın duası sonrasında yok olacak. Nasıl olur demeyin. Tarihte bir salgın ile milyonlar ölmüştür… İmanın geçersiz olduğu üçüncü durum ise dabbet’ül-arzın çıkmasıdır. Dabbet’ül-arz çıktıktan sonra da duymuştuk deyip iman edenler olacak ama imanları geçerli olmayacak. Bu hadisi Müslim ve Tirmizi Ebu Hureyre’den (r.a.) nakletmişler. Allah onlardan razı olsun…

Kaynak: Milli Gazete