Eve girerken besmele çekerseniz şeytan eve giremez. Yemek yerken çekerseniz yemek yiyemez. Yatağa da girerken eşinizle birleşmeden evvel besmele çekerseniz şeytan gelemez. Bunun bir de bu durumun “Allah’ım benden ve bizden vereceğin yavrudan şeytanı uzaklaştır” şeklinde duası var.

Eğer besmele çekip dua ederseniz, şeytan ona dokunamaz. Evladınız salih/saliha evlat olur. Kur’an’da şeytana besmele ile başlanmayan alışverişte ve çocuğa da ortak olmasına izin verildiğine yönelik ayet var. Besmelesiz oluşan çocukta “şeytan suyu” da vardır. Bunun sonucunda çocuk tinerci de olur, terörist de olur. Devleti, polisi uğraştırır. Bana geliyorlar, ‘Bu hocalarda, müdürlerde iş yok! Çocuğu eğitemiyor’ diyorlar. Ben gülüyorum.

Besmele çekmezseniz ile ilgili görsel sonucu

Bazen müdürlerde hocalarda iş olmayabilir ama siz yatağa girerken besmele çektiniz mi?

Böyle çocuğun terbiyesi zor olur. Hiç olmaz demiyorum ama çok zor olur.

Besmelesiz hem senin hem devletin hem milletin başına bela olur.

Besmele çekmezseniz ile ilgili görsel sonucu

BESMELE ŞEYTANIN GELECEĞİ DÖRT YERİ KAPATIR
Biliyorsunuz ki, Hz Âdem ve Hz Havva (A.S.) şeytan aleyhillane tarafından kandırıldı. Daha önce de şeytan da Hz. Âdem’e secde etmediğinden dolayı ilahi huzurdan kovulmuştu. Şeytan da Allah-u Teâlâ’dan izin isteyerek, Hz. Âdem ve onun soyundan gelenlerden intikam alacağım dedi. Kur’an-ı Kerim’e göre de şeytan; “Ben onların önlerinden, arkalarından, sağından ve solundan yaklaşacağım ve sana ulaşamayacaklar” diyor. Ancak Allah-u Teâlâ da, “Bana sığınanların kılına dokunamazsın” diyor. Allah’a sığınmak nedir? Allah’a sığınmak “Bismillahirrahmanirrahim” demektir. Çeşitli sığınma duaları elbette vardır. Besmele, dört kelimeden oluşur. Besmele çektiğiniz zaman şeytanın geleceği dört yeri kapatmış olursunuz.

Besmele çekmezseniz  ile ilgili görsel sonucu

TÖVBE ETMEK İÇİN 300 SENE VAKTİMİZ YOK
Şimdi şeytan intikam yemini ettikten sonra, akla hayale gelmedik güzellikte olan cennete gidiyor. Cennetin girişine yakın yerde dolaşan Havva anamızı görüyor. Dışarıdan Havva anamıza seslenmiş ve yeminler ederek, “Ben sizden önce buradaydım. Size neden o ağacın meyvesini yasakladı biliyor musunuz? Ondan yerseniz ebedi kalacaksınız. Yemin ediyorum. Kardeşlik adına söylüyorum” diyor. Havva anamız Âdem babamıza gidip bunu söyleyince Hz. Âdem, “Ona inanılmaz” diyor. Havva anamız ikinci günde Âdem babamıza ısrar ediyor. Üçüncü gün Hz. Âdem razı oluyor ve yasak meyveden yiyorlar. Yiyince de ayıp yerleri açılıyor. Allah-u Teâlâ, “Ben size yemeyin demedim mi” diyor ve onları cennetten çıkartıyor. Âdem (A.S.)’ı Serendip adasına yani şimdiki Sri Lanka adasına Havva anamızı da Cidde’ye bırakıyor.

tevbe ile ilgili görsel sonucu

Tam 300 sene kanlı gözyaşlarıyla tövbe ederek yalvarmışlar. Allah (C.C.) tövbelerini kabul etmiş. Evet, günah işleyip tövbe etmek insanlık, şeytan gibi günahında diretmek ise şeytanlıktır. İnsansak yaptığımız günahlardan dolayı Allah’a tövbe edeceğiz. Bizim 300 sene zaten vaktimiz yok. Peygamber Efendimizin yüzü suyu hürmetine, hatırına ne zaman içten gelerek duayla “Allah’ım” diyerek tövbe edersek Allah o eli çevirmekten hayâ eder. Peygamber Efendimiz böyle buyuruyor. Peygamber Efendimizin hatırına nasıl kıymetli olduğumuzu bilelim. Bu şerefi kaybetmemek lazım.

tevbe ile ilgili görsel sonucu

CUMA HUTBESİNİ SESSİZ DİNLEMEK LAZIM
Peygamber Efendimiz Cuma günü hakkında hadisin devamında, “İsrafil tarafından Sur’a üflenme de cuma günü olacaktır. Kıyamet de cuma günü kopacak” buyuruyor. cuma günü çok kıymetli. Efendimiz böyle buyuruyor. Peki, hangi cuma? İşte onu bilmediğimizden her cumayı son cuma bilmek lazım. Hepimizin günahı var, kıyamet kopmadan hepimizin tövbe etmesi lazım. vuma günleri, gereken hazırlıkları yapıp erkenden camiye gitmek lazım. Eğer sessiz, sedasız hiç dedikodu yapmadan, hutbeyi güzelce dinleyerek cuma günü evinize dönerseniz 10 günlük günahlarınız silinir, Efendimizin böyle bir hadisi şerifi var. Bir de Cuma günü öyle bir saat vardır ki edilen dua kabul olunur. Ashab-ı Kiram cuma günleri imsak vaktinden akşam vaktine kadar dualar ederlermiş. Bizler de öyle yapmalıyız.

TELBİYE ‘HACI’ OLMANIN ALAMETİDİR
Peygamber Efendimiz ne yapıyorsa, ne söylüyorsa Ashab-ı Kiram da aynen yapıyordu. Efendimiz, Tebük seferindeyken Ashab-ı Kiram, 30 bin kişilik orduyla karşılaşınca yüksek sesle “Allahu ekber; Allahu ekber La ilahe illallah” diyerek tekbir getirince biliyorsunuz ki; “Allah sağır değil” demiştir. Peygamber Efendimiz sefer sırasında yüksek sesle tekbir getirmeyi yasaklamıştır. Ancak Efendimiz hac sırasında söylenen telbiyede seslerini yükseltmelerini emretmiştir. İbni Ebu Şeybe (R.A.), Efendimizin bu hadisinden sonra hac esnasında yaşadığı bir olayı sahih isnatla bize şu şekilde aktarıyor. Şeybe, “Ben İbn-i Ömer ile birlikteydim. İki dağ arası Ashab-ı Kiram öyle bağırıyordu ki, öyle telbiye ediyorlardı ki sesleri dağlarda yankı yapıyordu” diyor. Evet, Ashab-ı Kiram hac esnasında yüksek sesle telbiye getiriyordu. Bu İslam’ın şiarındandır. Hac esnasında yüksek sesle telbiye getirmemiz gerekmektedir. Diğer yerlerde ise alçak ses ile tekbir getirilir. Telbiye çekmek ‘Hacı’ olmanın alametidir. Telbiye çekmeden hacı olunmaz, çünkü niyet edilmemiş olur. Bu umrede de böyledir. Hacı olmak için arefe günü öğleden sonra bayram gününün imsak vaktine kadar bir saniye bile Arafat’a girip çıkmazsanız hacı olamazsınız. Arafat Hacc’ın rûknü’dür. Umrede Arafat şartı yoktur. Umrede telbiye çektikten ihrama girdikten sonra, Kâbe’yi tavaf edip, Merve ile Safa arasında say yaptıktan sonra umre tamamlanır. Peygamber Efendimiz Haccet-ül-Vedâ yani “Veda Haccı”nda da telbiyeyi yüksek sesle yapmıştır. Efendimiz hacca yaya gidenleri övmüştür. Hacca yaya olarak gidenleri melekler Arafat’a giderken karşılarlar ve kucaklaşırlar. Hani bir selam vermek vardır, bir de çok sevdiğiniz birisini görüp onu kucaklayarak karşılarsınız ya işte böyledir. Efendimiz Haccet-ül Vedâ’da deve üzerindeydi. Efendimiz yaya yürümemizi tavsiye ederken neden kendisi deve üstündeydi? Çünkü o zamanlar hoparlör yoktu. Efendimiz sesini bütün Ashab’a duyurmak için böyle yapmıştı. Ben illa yürüyün demiyorum ama adım başı 700 harem hasenesi sevap kazanırsınız.

TELBİYE YÜKSEK SESLE SÖYLENİR
Tebarani’den aktarılan bir hadis-i şerife göre, Resulü Mücteba salallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; “Cebrail (A.S.) geldi ve bana, ‘Ya Muhammed ümmetine söyle, telbiyede seslerini yükseltsinler’ dedi” buyuruyor. Telbiye, ihrama girerken söylenen “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk lâ şerîke lek” sözüdür. Yani mealen, “Allah’ım, davetine isteyerek uydum, emrine amadeyim. Senin eşin ve ortağın yoktur. Sana yöneldim, hamd senin, nimet senin, mülk de senindir. Eşin ve ortağın yoktur” demektir. Telbiye dediğimiz bu sözleri söylemek hacca niyet etmenin bir parçasıdır. İhrama girerken bu sözler söylenerek umre yapacaksanız umreye, hac yapacaksanız da hacca niyet edilir. Haccın da üç kısmı vardır. Bunlar, Haccı İfrad, Haccı Kıran, Haccı Temettü şeklindedir. Hangisine niyet edilmek isteniyorsa ona niyet edilir. Hanefi mezhebine göre ihrama girerken bir defa telbiye söylemek farzdır. Hac esnasında Kâbe’yi tavaf ederken söylemek de sünnettir.