Büyük firmalar neden helal sertifikası almıyor ?

Çoğunluğu Müslüman olan ülkemizde helal bilincinin tam anlamıyla yerleştiğini düşünsek helal denetimi olmayan firmaların hiçbir zaman ileriye gidemeyeceğini tahmin etmek zor olmazdı. Oysa günümüzde helal sertifikası olması bir tarafa içinde helal olmayan (şüpheli) mamullerin bulunduğunu bile bile tükettiğimiz ve gıdada en büyük ciroları yapan firmaların varlığı aşikar. Helal sertifika neden piyasa da bulunan rünlerde çok az? Bu büyük firmalar neden sertifika alıp vurmazlar ürünlerine?

Ürünlerinde domuz,alkol gibi katkı maddeleri mi varda almaya yanaşmıyorlar?

Helal Sertifika almak çokta maliyetli bir iş değil. Ama Sertifika almıyorlarsa mutlaka şüpheler var!

Yıllarca müslümanların ürünleri deyip seçip aldıklarımız da da yok.

Tübitak’ın gazozlarda alkol bulunduğunu açıklamış olmasına rağmen gazoz firmaları hız kesmeden satışlarına devam ediyor. İşin garip tarafı Ramazan ayında ve yazın da bu tip ürünlerin satışı artıyor.

Durum böyleyken maliyetleri düşürmek için alkol kullanan bir firma neden helalin peşinden koşsun? Burada bilinmesi gereken konu firmaların değil tüketicilerin helali aramaları gerektiğidir. Biz helal istersek firmalar helal üretmek zorunda kalırlar.

Bundan dolayı tüketici bilinci şart.

TSE STANDARTLARI YETERLİ DEĞİL!!!

Türk Standartları Enstitüsü‘nün “Helal Gıda Sertifikası” çalışmalarına başlaması, ilk kez GİMDES tarafından gündeme getirilen “Helal Sertifikalandırma” konusunun Devletçe benimsenmesi anlamını taşıması bakımından son derece memnuniyet vericidir. Esasen, “Helal Gıda” konusu ülkemizin “insan”a ilişkin sorunlarının başlıcalarından olup, bu çalışmaların getireceği tartışmalar, “helal gıda” konusunda ve “gıda maddelerinin haram da olabileceği”ne dair toplumsal bir bilinç ve aydınlanma da sağlayacaktır.

Evvela, Türk Gıda Kodeksi ile getirilen düzenlemeler ve ilaçlar, temizlik ve kozmetik ürünleri gibi diğer ihtiyaç maddelerine ilişkin mevzuatta değişiklik yapılmadığı müddetçe, “Helal Gıda Standardı“nın resmi bir zemine oturtulması mümkün olmayacaktır. Çünkü, evvela Türk Gıda Kodeksi’nin “Etiketleme”ye ilişkin Tebliğine baktığımızda, “helal” ve “haram” kavramlarını temin edecek herhangi bir hükmünün olmadığını görüyoruz. Oysa bu ülke nüfusunun büyük ekseriyeti, işte bu “helal” ve “haram” kavramlarına büyük önem veren bir inanca sahip. Kodeksteki bu boşluğun bir şekilde doldurulması gerekiyor; ki bunu TSE’nün yapması mümkün değil. Çünkü TSE adına yapılan açıklamalarda, mevzuatta değişiklikler yapılacağına dair bir açıklama yok.

Bilindiği gibi, “Helal” ve “Haram” kavramları Türk Gıda Kodeksi’nde yer almamakta, ancak alkol, gıda kodeksinde düzenlenmek suretiyle, bu ülkenin kahir ekseriyetini oluşturan müslümanların inançları gözardı edilmekte. Türk Gıda Kodeksi’nde helal sertifika endişesi gözlenmemekte. Nitekim, “Gıda maddelerinin etiketlerinde bulunması zorunlu bilgiler”i düzenleyen maddede, ürünün ve ürünün bileşiminin, katkı maddelerinin helallik bakımından menşei üzerinde durulmamakta, hatta içecek grubunda, eğer içinde %1.2′den az oranda alkol varsa, bunun belirtilmemesi mümkün kılınmakta. Yine, Türk Gıda Kodeksi’nde “etiketinde içindekiler listesinin bulunması zorunlu olmayan ürünler” düzenlemesi yapılmakta ve kimi ürünlerin içeriklerinin etiketinde belirtilmesi zorunlu olmaktan çıkarılmıştır. Mesela: Kodeksin “Etiketleme ve İşaretleme Kuralları”nın ikinci maddesinin (i) bendine göre, “hacmen %1,2′den fazla alkol içeren içeceklerde alkol miktarı” mamülün etiketine yazılmalıdır. Bunun anlamı, eğer bir içecekte alkol oranı %1,2′den az ise, o miktarın mamülün etiketinde belirtilmesi zorunluluğu yoktur. Nitekim aynı husus, üçüncü maddenin (i) bendinde de tekrarlanmakta. Bu durum, bütün gazlı içecekleri, kolaları, meyve sularını ve benzeri ürünleri içeriğinde alkol bulunması bakımından şüpheli hale getirmekte. Tüketicinin kullandığı ürünün içinde alkol var mıdır, yok mudur, bu hususlara duyarlı olanlar için bu hususta bilinmezlik oluşmaktadır. Kodeksin “ürün bileşenleri”ne ilişkin düzenlemelerinde de dikkat çekici hususlar yer almakta. Nitekim, ürün bileşenlerinin, ürünün içinde %25′ten az olması halinde ayrı ayrı belirtilmesi zorunluluğu yok. Fermantasyon sunucu olabilecek yeni maddeler de gıda maddelerinin etiketlerinde belirtilmek zorunda değil. Gıda maddesinde %10 veya daha az “şeker alkol” bulunması durumunda da bunun belirtilmesi gerekmiyor. Bu durum, ürünün içeriği hakkında bir bilinmezlik oluşturmakta. Tüketici, kullandığı ürünün içeriğinden habersiz ve eğer bazı maddelere karşı duyarlılığı varsa, bu duyarlılığı gözetilmemiş olmakta.

TSE, helal sertifikası düzenlerken bu hususları dikkate alacak mı, almayacak mı? Yasal olarak izin verilmiş oranda alkol ihtiva eden bir ürüne, mesela gazlı içeceklere “Helal Gıda Sertifikası” verilecek mi? Yapılan açıklamalarda bu hususa ilişkin hiçbir ifade bulunmuyor. Bundan dolayı kanunların ve Türk Gıda Kodeksinin dışına çıkamayan TSE yerine GİMDES'i tercih etmek daha akıllıca.

GİMDES TSE'ye göre helal ve haram konusunda daha dikakatli ve hassas davranıyor gibi.

TSE Başkanı’na verdiğiniz Helâl sertifikası fıkıhtaki helâlle örtüşmüyor mu? diye soruyoruz.

TSE'den şüphelerimizi izale edici açıklama gelirse yayımlarız.