Osmanlı yıkılsa da etkileri ve izleri dünya da devam ediyor. Yıllarca adletle yönettiği memleketlerde halen Osmanlı adına hutbe okunuyor. İşte batının en çok korktuğu da bu. Osmanlının izini silemediler. Çok karalama yaptılar. Yalan yanlış şeyler anlattırdılar ama halen bu sevgiyi ve saygıyı ortadan kaldıramadılar. Bu fotoğrafı dünyanın her yerinde görebiliyoruz. Afrika'da, Asya'da ve Uzakdoğuda onlarca yerde hutbelerde son Osmanlı padişahı ve halifesine dua ediliyor.

Cuma hutbelerinde hala Osmanlı’ya dua ediyoruz

“Sultan Abdülhamid Han ve Dönemi” sempozyumuna katılan Fas İbn Zahr Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Tarık El Fatmi, “Ülkemiz hala Osmanlı Devleti’nin izlerini taşıyor. Cuma hutbelerinde Osmanlı için dua ediyoruz” diyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından geçtiğimiz hafta “Sultan Abdülhamid Han ve Dönemi” sempozyumu gerçekleştirildi. Yeni Şafak'tan Aylin İzmir'in haberine göre etkinliğe katılan İbn Zahr Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Tarık El Fatmi, II. Abdülhamid’in Arap ülkeleri için büyük önem teşkil ettiğini söyleyerek “Ülkemiz hala Osmanlı Devleti’nin izlerini taşıyor. Cuma hutbelerinde Osmanlı için dua ediyoruz” diyor.Osmanlı Devleti'nin 34. padişahı olan ve 34 yaşında tahta çıkan II. Abdülhamid, yalnız Türk ve İslâm değil, dünya tarihinde de önemli izler bıraktı. Toprak bütünlüğünü korumayı hayati bir görev sayan Abdülhamid, özellikle Yahudi meselesindeki tutumuyla günümüz İslam devletlerine örnek oluşturacak bir politika izledi. Geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gerçekleştirilen “Sultan Abdülhamid Han ve Dönemi” sempozyumuna katılan İbn Zahr Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Tarık El Fatmi de Abdülhamid'in dış politika konusundaki tutumuna dikkat çekerek “Sultan Abdülhamid, bu zamana kadar hakkı verilmemiş büyük bir sultandır. Osmanlı tarihi açısından onun dönemi bir ana çıkış noktasıdır. Eski tarihin yeni tarihe geçişidir. Dünyadaki yeni sistemlerin oluşumunu anlayabilmeniz için ilk önce Abdülhamid dönemini ve Abdülhamid'i iyi tanımanız gerekiyor. Cuma hutbelerinde Osmanlı İmparatorluğu için dua ediyoruz. Ülkemiz, hala Osmanlı Devleti'nin izlerini taşıyor” diyor.

TARİH KİTAPLARI POLİTİK REJİMİ DESTEKLİYOR

Fas'ta İslam araştırmaları alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Fatmi, Abdülhamid döneminin gerçekçi bir şekilde yansıtılıp öğretilmesiyle birçok ülkede oluşan politik sistemleri anlayabileceğimizi söyleyerek “Bunu gerçekleştirebilirsek o zaman Arap ülkelerinde neden demokrasinin olmadığını anlayabiliriz” ifadelerini kullanıyor ve ekliyor: “Arap ülkelerinin politik rejimleri hangi fikri destekliyorsa tarih kitapları da onu yazıyor. Örneğin, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler iyi gittiğinde Mısır kitaplarında Osmanlı tarihi çok iyi anlatılıyordu. Ama Mısır'daki askeri darbeyle birlikte Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin bozulmasından dolayı Osmanlı, bir sömürge gücü olarak anlatılıyor. Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerdeki okullarda ise öğrencilere Osmanlı, iyi yönleriyle anlatılıyor. Öğrencilerimize Osmanlı Devleti düştükten sonra Filistin'in İsrail'in eline geçtiğini söylüyoruz” şeklinde konuşuyor.

FİLİSTİN DAVASINI SAVUNAN ÜLKE YOK

Fas'ta Milli Eğitim Bakanlığı'nda müfettişlik de yapan Dr. Tarık El Fatmi, Abdülhamid döneminde dikkate alınması gereken konuların başında Filistin konusunun geldiğini söylüyor. Fatimi, “Tıpkı Abdülhamid'in yaptığı gibi günümüzde de Arap ülkeleri ve İslam ülkeleri İsrail'e karşı tavırlarını ciddi bir şekilde sergilemeli. Halkın önünde söyledikleriyle kurdukları ilişki örtüşmeli. İsrail'in zulmünü lanetleyip masa altından başka şeyler yapmamalılar. Biz İsrail'i kendi neslimize ve çocuklarımıza şöyle anlatmalıyız: İsrail bir sömürge gücüdür ve Filistin'i sömürmüştür. Bizim için iyi bir dost olamaz. Böyle yapmalıyız ki onlarda ileride Filistin davalarına sahip çıksın” diyor. Fas'ta da çok fazla Yahudi'nin bulunduğunu ve yaz döneminde yaptıkları festivallerle İsrail ekonomisinin gücüne güç kattıklarını dile getiren Fatimi “Ben hiçbir Arap ülkesini Filistin davasında mücadeleci görmüyorum. Örneğin, Fas kralı Muhammed el Sadis bin el Hasan, Kudüs'ü savunan heyetin başına geçti. Ama onun birinci danışmanı bir Yahudi. Bazı ülkelerin duruşları sert ama eylemleri ve söylemleri birbirini tutmuyor. Katar gibi ülkelerdeki yayın organları İsrail işgalcidir diyor ama İsrail ile iyi bir ilişkileri var” diyor.

FAS HALA OSMANLI İZLERİ TAŞIYOR

Faslıların Türkiye'yi dizilerden de takip ettiğini söyleyen Tarık El Fatmi, “Muhteşem Yüzyıl gibi bir diziye rağmen Fas halkı Kanuni Sultan Süleyman'ı iyi özellikleriyle tanıyor. Hiç Türkiye'ye gelmeyen bir Faslının bile Türkiye hakkında bilgisi oluyor. Osmanlı, özellikle giyimimiz üzerinde etkili olmuş. Başörtü şekli, uzun elbise tarzı buna örnek verilebilir. Faslılar, Türk giyiminden etkilenmeye devam ediyor” diyor. Fatimi II. Abdülhamid ve Recep Tayyip Erdoğan arasında üç noktada benzerlik olduğunu da sözlerine ekleyerek “Cesaret, kararlılık ve mücadeleci ruh Erdoğan ve II. Abdülhamid arasındaki temel benzerlikleri oluşturuyor” ifadelerinde bulunuyor.

Türkiye'yi örnek bir islam ülkesi görüyoruz

15 Temmuz gecesi ve sonrasında yaşananların Faslılar tarafından dikkatle takip edildiğini söyleyen Dr. Tarık el Fatmi, “O gece milletçe Türkiye'ye dua ettik. Türkiye yönetiminin düşmesinden çok korktuk ve endişelendik. Eğer darbe başarılı olsaydı o zaman örnek aldığımız Türkiye deneyimi bizim için bir hayal olacaktı. Çünkü biz Türkiye'yi örnek bir İslam ülkesi olarak görüyoruz” diyor ve ekliyor: “Fas'taki düşünürler ve politikacılar her açıdan Türkiye'yi takip ediyor ve deneyimlerinden faydalanmak istiyor. Türkiye, demokratik bir İslam ülkesi olması açısından çok önemli bir ülke."

Moro’da da hutbeler Osmanlı Halifesi adına okunuyor

Sultan 2. Abdülhamid Han’ın gizlice asker gönderdiği ve Müslümanlarına ormanlar içinde askeri eğitim verildiği biliniyor. Bunu unutmayan Moro yönetimi, yıllardır camilerinde Osmanlı Halifesi adına hutbe okutuyor.Türkiye'den 10 bin Kilometre uzaklıkta ki camilerde hutbelerde Son Osmanlı padişahına ve halifesine dua ediliyor.

Faydalanılan Kaynak:Risale haber