Batılılar Osmanlıyı yıkarken yerine kurulan devletin kendilerine tehdit olmaması için tüm çarelere başvurmuşlar. Kısa sürede birçok toprağını kaybetmiş olan genç Türkiye, sınırlarını Misak-ı Milli'nin bile çok içerisine kaydırmak zorunda kalmıştır.

İşte Gerçek Misak-ı Milli Sınırlarımız:

Aynı batılılar Türkiye'nin İslam dünyası ile bağını kopramak için Hilafetin kaldırılmasını sağlamışlardır. İslam ülkeleriyle irtibatımızı sıfırlayacak tüm faaliyetleri yürütmüşlerdir. 1974'lü yıllara kadar birçok İslam ülkesi ile hiç bir irtibatımız olmamıştır. Çoğu ülkelerde elçilik bile aktif olarak açılmamıştır. Hatta birçok batılı ülkeye günlük uçuşlar yapılırken, İslam ülkelerine uçak seferi dahi yapılamıştır.

1920 yılında imzalanan Sevr Anlaşması ile Osmanlı'dan kalan 780 bin metrekarelik bir toprak parçamız bile parçalanmaya çalışılmıştır. Bu gün gelinen noktada Yeniden Büyük Türkiye'yi istemeyen batılılar yine hayallere dalıp böyle haritalar dağıtıyorlar. 15 Temmuz bile ders vermemiş bunlara. Bu halkın kararlılığını15 Temmuz'da bir kez daha gören batılı müttefiklerimiz (!) halen daha bu haritalara inanıyor ve bunun gerçekleşmesi için gece gündüz çalışıyorlar.

Bu haritada gösterilenlere göre Doğu'da Ermenistan, Güneyde İsrail kontrolünde Kürdistan, Karadenizde Pontus, Egede Yunan, İstanbul'da yeniden Bizans.

"İtin (köpeğin) duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı" diyen atalarımıza hak vermemek elde değil.