Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen, “Dini Temsil Sorunu Sempozyumu” açılış töreni, Atatürk Üniversitesi Nenehatun Kültür Merkezinde gerçekleşti.


Açılışa Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Öge, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan sempozyumda konuşmasına, “Mensubu olduğumuz yüce İslam Dini, sahip olduğu inanç, davranış ve ahlak ilkeleriyle tüm insanlığı maddi ve manevi olarak terakki ettirmek üzere insanlığa indirilmiştir” sözleriyle başlayan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, ilahi dinlerin temel amacının insanların inanç, can, mal, akıl ve nesil hürriyetlerini korumak, temel haklarını muhafaza etmek ve bu hakların kullanımını temin etmek olduğunu söyledi.


Söz konusu hedeflerin, yaşanan çağın gereksinimlerine göre geliştirme ve gerçekleştirme görevinin ise dinin müntesiplerine ait olduğunu ifade eden Rektör Çomaklı, bizlere zengin bir miras bırakan geleneğimizin, siyaset, düşünce, ilim, kurum ve normlar düzeyinde ciddi bir misyon üstlendiğini ve yoğun bir icra faaliyeti yürüttüğünü söyledi.


Rektör Çomaklı: “Tarihi mirasın olumlu ya da olumsuz kazanımlarını değerlendirme potansiyeli ve kabiliyetlerine sahip olan bizler, aynı hedefler doğrultusunda asrın idrakine nakşedecek pek çok değerimiz olduğunun farkındayız. Ancak bu farkındalık, beraberinde, gelişmiş akli bir işlevsellik, stratejik donanım ve kurumsal yapılanmaları zorunlu kılmaktadır. İşte bu noktada Üniversitelere ve temel unsuru olan bilim adamlarına çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Özellikle ulusal ve küresel düzeydeki problemlerde din unsurunun yer alması, kasıtlı bir şekilde dinin bir çatışma unsuru olarak gösterilmesi ve hususen bu sürecin İslam dini aleyhine işletiliyor olması bahsettiğim sorumluluğun ehemmiyetini daha da artırmaktadır.


Ülkemizin en köklü kurumlarından biri olan Atatürk Üniversitesi olarak bu sorumluluğumuzun farkındayız. Ülkemizin ve dünyanın problemlerini tespit, değerlendirme ve çözüm üretme noktasında yapılanmalarımız, teşvik ve desteklerimiz artarak devam etmektedir. Bu bağlamda, İlahiyat Fakültemiz tarafından düzenlenen Dini Temsil Sorunu Sempozyumu’nun söz konusu sorumluluğun gereği olarak son derece önemli olduğu kanaatindeyim. Hem ele alınan konu hem de davet edilen değerli bilim adamlarının niteliği bakımından alanına çok ciddi katkılar sunacağına inanıyorum. Bu nedenle böyle bir programı hazırlayan ve icra eden İlahiyat Fakültemizi tebrik ediyor, bu tür çalışmaların devamını diliyorum. Ayrıca ülkemizin değişik Üniversitelerinden sempozyuma iştirak eden ve alanında söz sahibi olan siz kıymetli bilim adamlarını şehrimizde ve Üniversitemizde misafir etmekten onur duyduğumu ifade etmek isterim. Bu duygularla, sempozyumun ülkemiz ve tüm dünya için farkındalık oluşturacak ve ufuk açacak sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.


Atatürk Üniversitesinin her alanda bir marka olduğunu söyleyen Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, Tıp, Mühendislik, Diş Hekimliği, Veteriner ve Ziraat Fakültesi gibi birimlerin çeşitli önemli faaliyetlerini takip ettiğini belirtti.
Ilıcalı: Atatürk Üniversitesi gerçekten bu ülke için çalışıyor. Birçok üniversiteye rektör ve bilim adamı yetiştiriyor. Sahip olduğu salonlarını tarafsız bir şekilde, ülkenin menfaati için yapılan bilimsel etkinliklere açıyor. Şimdi ise Dini Temsil Sorunu Sempozyumuna ev sahipliği yaparak bunlara bir yenisini daha ekliyor. Bundan daha güzel bir olay olabilir mi? İşte bu güzel hizmetleri için Rektörümüz Prof. Dr. Ömer Çomaklı nezdinde tüm üniversiteye teşekkür ediyorum” diye konuştu.


Ülkemizin, İslam dünyasının ve Müslümanların tarihin en zor süreçlerinden birinden geçmekte olduğunu söyleyen Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş, dini temsil konumunda olan kişi, kurum ve kuruluşların, bu süreçleri en az hasarla atlatabilmesinde çok önemli yeri olduğunu belirtti. Keleş: “İslam dünyasında körüklenen ve çatışma unsuru olarak kullanılan birtakım ayrışmalar bir tarafa, bizzat ülkemizde dahi İslam dini konusunda doğru yanlış birçok akımlar ortaya çıkmakta ve sağlıksız birtakım yazılar boy göstermektedir” dedi.
“Din; Fert, aile, toplum, kültür ve medeniyet inşa eden, ama aynı zamanda tüm bu alanlara yönelik en yıkıcı eylemlerde etkin bir motivasyon olarak kullanabilen, tarihin en önemli faktörlerinden biridir” diyen İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Öge, tarihimizin dindar insanların ve toplumların bu doğrultudaki olumluolumsuz faaliyetlerin örnekleriyle dolu olduğunu söyledi. Dekan Öge: “İslam medeniyeti özelinde ifade edecek olursak, yaklaşık 14 asırlık süreç içerisinde bu alanda bireysel, toplumsal ya da kurumsal düzeyde çok zengin mirasa sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Ancak tarihte olduğunu gibi günümüzde de insanlar din üzerine münakaşa ve kavda edebilmekte; sözler, yazılar ve yapıtlar ortaya koyabilmekte ve dinleri uğruna her şeyi yapabilmektedirler” şeklinde konuştu.


Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun ilk oturumuna geçildi. Oturum başkanı Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Yatkın olurken, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Hasan Onat ve Doç. Dr. İhsan Çapçıoğlu, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Kemal Ataman ise sunumlarını gerçekleştirdi.