“Bu kadar insanın, hayvanın mahvına sen sebep oldun, yarın nasıl hesap vereceksin”diye sormuş. Şeytan “Allah yok” demiyor. Allah’ı inkâr etmiyor, Allah’ın emrine rest çeken birisi.“Nasıl hesap vereceksin?” O da inanıyor ahirete, ama inat işte. “Nasıl hesap vereceksin, tevbe et Allah’a…” “Tevbemi Allah kabul eder mi?” diye sormuş şeytan. “Dur, Allah’a bir yalvarayım”… Yalvarmış, Cebrail (A.S.) aracılığı ile Allah vahyetmiş, “Adem’in kabrine secde etsin, o zaman affedeyim…”

Şeytan, “Ben onun dirisine secde etmedim, ölüsüne mi edeceğim, etmiyorum” demiş. Günahında ısrar etmek, işte şeytanlığın ta kendisi. Adem (A.S.) bir kusur işledi cennette, “Yemeyin” denilen meyveyi yedi, cennetten çıkarıldı. Ama, “Ey Rabbimiz biz ne ettiysek kendimize ettik, sen bize merhamet edip affetmezsen, biz ebedi zarar edenlerden oluruz” diye 300 sene ağlamış. Ramazan’a işte buradan geleceğim.

Cenab-ı Hakk, Peygamberimizi çok seviyor. Kâinatı O’nun hürmetine yaratmış. Çok seviyor Resulü. Biz de elhamdülillah O’nun ümmetiyiz… 300 sene Adem (A.S.) yalvarmış, 300 sene sonra tevbesi kabul olmuş da, Arafat’ta buluşmuşlar. Arafat’ta buluşmuşlar, Müzdelife’de evlenmişler, insan nesli devam etmiş. Adem’in (A.S.)günahlarında ısrar etmeyip tevbe etmesi, hemen kendisine gelmesi insanlık.

1-Allah Teala nın en çok sevdiği zikir: "subhanellahi vel hamdulillahi ve la ilahe illallahu vu ekber "sözüdür.`` 2-Kur`an´dan sonra en üstün zikir: "sübhanallahi velhamdülililahi ve la illallahu vu ekber" sözüdür.`` 3-Dilde hafif terazide ağır olan ve Rahman ın sevdiği iki kelime vardır.

Bunlar:"sübhanallahi ve bi hamdihi,sübhanallahil azim,sözleridir." 4-Zikrin en üstünü: "la ilahe illallah"dır. 

ALLAH (CC)SEVDİĞİ DUALAR

      Duâ ettiğiniz vakit, doğudan batıya bütün Ümmet-i Muhammed'e birden duâ ediniz. Yalnız kendinize duâ etmeyiniz. Bir beldeye yağmur yağdığında, o beldede olan bütün bağlar, bahçeler, tarlalar sulandığı gibi Allâh katında makbûl olan bir duâ sebebiyle Cenâb-ı Hak bütün halkı ilâhî ihsânına mazhar eyler.
Allâh’ın en sevdiği duâ: “Allahümmağfir li-ümmeti Muhammedin rahmeten âmmeten.” (Allâh’ım, rahmetinle bütün Ümmet-i Muhammed'i bağışla)
Bu sebepten umûma, bütün Müslümanlara duâ eyle ki belki senin duân Allâh katında makbûl olur da bütün halkın ihyâsına, faydalanmasına sebep olmuş olursun. Bundan büyük nimet mi olur?
Cenâb-ı Hakk cümlemizi duâsı makbûl ve râzı olduğu kullarından eyleye. Âmin.

Resûl-i Ekrem Aleyhisselatü Vesselam buyurdu ki:

"Allah’ın en sevdiği dua, kulun şöyle demesidir:

– Allahım!
Ümmet-i Muhammedin hepsine, merhametinle muamele eyle."

(Râmuzu’l-Ehadîs)

Peygamber Efendimiz’in (SAS) Allah’a (cc) sığındığı bazı dualar
Resulullah (asm) Allah’a (cc) şöyle dua ederdi:
“Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, katına yükselmeyen (kabul olunmayan) amelden, huzur bulmayan kalpten ve kulak verilmeyen duadan sana sığınırım.” (Taberani)

Resulullah (SAS) Allah’a (cc) şöyle dua ederdi

“Allah’ım! Darlıktan ve üzüntüden sana sığınırım. Acizlikten ve tembellikten sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borcun sıkıntısından ve insanların baskısından sana sığınırım.” (Cem’ul Fevaid)

Peygamber Efendimiz’in (asm) yeni evlileri tebrik ederken yaptığı dua

Sevgili Peygamberimiz (asm) yeni evlileri tebrik ederken şöyle derdi:
“Allah evliliğinizi mübarek eylesin, iyi geçimler nasip etsin, aydınlık yolda, ömür boyu aynı yastıkta kocatsın!” (Cami’üs Sağir)

Peygamber Efendimiz’in (asm) sevdiği bir şeyle karşılaştığında yaptığı dua

Sevgili Peygamberimiz (asm) sevdiği bir şeyle karşılaştığında şöyle derdi:
“Yaygın lütfuyla iyilikleri tamamlayan Allah’a hamd olsun!” (Cami’üs Sağir)

Peygamber Efendimiz’in (asm) sevmediği bir şeyle karşılaştığında yaptığı dua

“Her durumda hamd Allah’a mahsustur. Cehennemliklerin acıklı durumundan sana sığınırım Al¬lah’ım!” diye dua ederdi. (Cami’üs Sağir)

Peygamber Efendimiz’in (asm) sıkıntılı anlarında yaptığı dua

Hz. Peygamber (asm) sıkıntıya düştüğünde Cebrail (as) hemen yardımına koşar ve:
“Ey Muhammed! Şu duayı oku.” derdi
“Her zaman diri olan Allah’a güvendim hamd ve şükür, Allah’a mahsustur. O evlat edinmemiştir. O’nun varlıklar aleminde benzeri ve ortağı yoktur.” (Cami’üs Sağir)
Sevgili Peygamberimiz (asm) sıkıntılı anlarında şöyle dua ederdi:
“Allah’tan başka İlah yoktur. O ulu ve müsamahakardır. Allah’tan başka Allah yoktur. O ulu Arş’ın sahibidir. Allah’tan başka Allah yoktur. O yerin ve yedi kat göğün biricik sahibidir.”
“Ey diri ve tüm varlığı hükmü altında tutan Ulu Allah’ım. Yaygın rahmetinden yardım dilerim.” (Cami’üs Sağir)
Üzüntü, hastalık veya felakete düştüğünde:
“Allah yegane rabbimdir. O’nun ortağı ve benzeri yoktur.” diyen kimse üzüntü, hastalık ve felaketten kurtulur.” (Cami’üs Sağir)

 

ALLAH'IN (CC) SEVDİĞİ ZİKİRLER

1.ZİKİR; 

Okunuşu: Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke lehü. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr.
Anlamı:Allah’tealadan başka ilah yoktur, O tektir, O’nun hiçbir ortağı yoktur, mülk O’na aittir, hamd O’na mahsustur, O dirilten ve öldürendir ve O her şeye hakkıyla gücü yetendir.

2.ZİKİR; 

Okunuşu: Eşhedü enla Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke lehü, ilahen, ahiden, sameden, lem yettehiz sahibeten vela veleden.

Anlamı: Ben şahitlik ederim ki Allahütealâ’dan başka ilah yoktur, O tektir, O’nun hiçbir ortağı yoktur. Tek bir ilahtır, her şey O’na muhtaçtır, O hiç kimseye muhtaç değildir, hiçbir çocuk ve eş edinmemiştir. 

3.ZİKİR;

Okunuşu: Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke lehÜ. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr.

Anlamı:Allah’tealadan başka ilah yoktur, O tektir, O’nun hiçbir ortağı yoktur, mülk O’na aittir, hamd O’na mahsustur, O dirilten ve öldürendir, tüm hayırlar O’nun (Kudret) elindedir ve O her şeye hakkıyla gücü yetendir.”

4.ZİKİR; 

Okunuşu: Hasbiyallahu ve kefa, semiallahu limen dea leyse vera allahi münteha

Anlamı:Allah yeter ve Kâfidir, Allah dua edeni işitir, Allahtan öte varılacak hiç bir şey yoktur.” 

5.ZİKİR;

Okunuşu: Allahümme lekel hamdü,kema tegulu ve hayran mimma negulü, Allahümme leke salati ve nüsüki vemahyaya ve mamati veleke rabbi türasi, Allahümme min euzü bike min azebil kabri ve min şetatil emri, Allahümme inni eselüke min hayri ma terci bihirrihu.

Anlamı:Ey Allah’ım; senin buyurduğun gibi olan, bizim söylediklerimizden daha hayırlı olan bütün hamdler Sana mahsustur. Ey Allah’ım; namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm sana aittir.(Ben fani olduğum için)mirasımda sana aittir. Ey Allah’ım; Kabir azabından da, dağınık işlerden de sana sığınırım. Ey Allah’ım; Rüzgârın getirmekte olduğu şeylerin hayrını senden isterim.

Peygamber efendimiz (s.a.v.)bir hadisi şeriflerinde;
Allah indinde en kıymetli söz:

سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ وَبِحَمْدِهِ

Sübhanallahi ve bihamdihi, Sübhanallahil azimi ve bihamdih”dir. Söylemesi çok kolaydır. Terâzîde çok ağır gelirler. Günahları denizköpüğü kadar da olsa affedilir. Gece ibadet etmek kendine güç gelen veya malını hayra sarfetmekte cimrilik eden yahut düşmanla savaşmaktan korkan, çokça “Sübhanallahi ve bihamdihi” desin. Çünkü bu, Allah yolunda infak edeceği, bir altın dağdan daha kıymetlidir. Allahüteâlâ, bu iki kelimeyi çok sever. SübhânAllahi ve bi-hamdihi sübhânAllahil-azîm" buyurdu.

Anlamı: Allah’ı her türlü noksanlık ve eksiklikten tenzihederim.Hamd büyüklüğünün sınırı olmayan yüce Allah’a mahsustur.  

Bir kimse,

سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ

"Subhanellahi ve bi hamdihi" derse, Allah bu sebeble onun için Cennette bin ağaç diktirir ki kökleri altından, dalları inciden, meyvaları da bakire kızların göğüsleri gibidir ve kaymaktan yumuşak, baldan tatlıdır. Her alındığında yerine yenisi gelir.

Sa'd bin Ebî Vakkas radıyallahu anh'dan rivayet edilmiştir.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu;

Her ki Hem sabah namazı ezanı, hem de diğer vakit namazlar için ezan okunduğunda müezzinin sesini işittiğinde onunla birlikte ezan-ı Muhammedi’yi tekrar eder, ezan bitince; 

Okunuşu: "Allahumme Rebbe hazihi'd-da'veti't-tamme. Vesselatil kâimeti ati Muhammedenil vesilete vel fazilete ved-dereceter-refîate. vebashu makamen Mahmudenillezi veadteh. İnneke lâ tühlifü'l-mîâd

Anlamı: "Ey bu mukaddes davetin sahibi ve kılınacak namazın maliki Rabbim, Efendimiz Muhammed Aleyhisselâm'a vesile, fazilet ve geniş derece makamlarını ver. O'nu kendisine vaadettiğin en nihaî makam olan Makam-ı Mahmud'un zirvesine çıkar"

diye dua eder ve peşinden de;

Okunuşu: Radiytü billahi rabben, ve bil İslami dinen,ve bimuhammedin nebiyyen,ve bil gur’ani imaman,ve bil gıbleti ka’beten, Eşhedu en lâ ilâhe illellâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Resûlühü.”