Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, yıllarca emek vererek okuyan ve birçok yazılı sınavdan geçen öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesinin adalet duygusunu zedelediğini ifade ederek, “Kamuya az sayıda personel alımında uygulanan mülakat ve üç katı kuralının, Millî Eğitim gibi, bir defada birkaç bin alım yapan bir kuruma uygulanması mümkün değildir.

Nitekim bu yanlış uygulama, bugüne kadar, atanan öğretmen sayısının iki katı tutarında küskün ve toplumdan dışlanma tehlikesi yaşayan bir mağdur kitlesi oluşturmuştur. Mülakat uygulaması yerine adil bir istihdam modeline dönülmelidir” dedi.



Ali Yalçın, Balıkesir ve Bursa’da Şube yöneticileri, ilçe yönetimleri ve işyeri temsilcileriyle bir araya gelerek, istişarelerde bulundu. Burada sendikal çalışmalara ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Yalçın, değerleriyle, duruşuyla özgün ve özgür sendikacılığın temsilcisi olduklarını ifade ederek, sadece toplu sözleşme sürecinde değil, sonrasında da kamu görevlilerinin kazanımlarını artırmak için çalıştıklarını, güvenli yarınlar için çabaladıklarını söyledi.

“Bizi güçlü kılan değerlerimiz ve üyelerimizdir” diyen Yalçın, şöyle devam etti: “Değerlerimize sahip çıkıyoruz. Biz derdi olan bir teşkilatız. Onun için durmak, dinlenmek yok. Daha yapacağımız çok iş, çözmemiz gereken sorunlar var. Biz hiçbir zaman sadece sesi yükseltmekle, sorunları dile getirmekle yetinmedik, öneriler sunduk, çözümün takipçisi olduk. Adil bir dünya özlemimizle birlikte emeğin bütünsel bir perspektifle hakkının verildiği, adil paylaşımın temel ilke olduğu düşüncesiyle hareket ettik, ediyoruz. Ezberlerin değil, gerçeklerin dünyasında, akla uygun davranışlarımızla, aksiyoner yönümüzle hak ve özgürlük mücadelemizi sürdürüyoruz.”

Israrla ve sabırla vardıkları her menzille birlikte, yorgunluklarının huzurlu bir kıvanca dönüştüğünü kaydeden Yalçın, “Sayısal değer bakımından ülkemizin en büyük sendikasıyız ama esasen inancımızla güçlü ve haklıyız. İnanç etrafında saf saf bütünleşerek verdiğimiz mücadele, başta darbeler olmak üzere, emperyalizmin ve onların yerli işbirlikçilerinin ufkumuza örmeye çalıştıkları karanlık duvarları yerle bir etmiştir. Samimiyetimizin kararlılığıyla hiç durmadık, durmayacağız” şeklinde konuştu.



 

Sorunlara çözüm üretmeye devam edeceğiz

Eğitimin sorunlu alanlarını mercek altına almaya, sorunlara çözüm üretmeye devam edeceklerini dile getiren Yalçın, “Eğitim çalışanlarının sorunlarına çözüm bulunmadan eğitimin sorunlarının çözülmeyeceğini; sorunların sümen altı edilerek, zamana yayılarak ortadan kaldırılmayacağını biliyoruz. Acil çözüm bekleyen sorunlarımız var. 400 bini aşkın atama bekleyen öğretmen adayı, 100 bine yakın öğretmen ihtiyacı bulunmaktadır. Bazı bölgelerde, istihdamda güçlük çekilen yerlerde öğretmen açığının sözleşmeli öğretmenlerle karşılanmasını doğru bulmuyoruz. Bu konuda kalıcı bir çözümün bulunması gerekmektedir. İhtiyacın kadrolu öğretmenlerle giderilmesini, istihdamda güçlük çekilen yerlerde çalışma şartlarının iyileştirilmesini, teşvik edici yöntemlerin devreye sokulmasını istiyoruz. Yıllarca emek vererek okumuş ve birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesi adalet duygusunu zedelemektedir. Kamuya az sayıda personel alımında uygulanan mülakat ve üç katı kuralının, Millî Eğitim gibi, bir defada birkaç bin alım yapan bir kuruma uygulanması mümkün değildir. Nitekim bu yanlış uygulama, bugüne kadar, atanan öğretmen sayısının iki katı tutarında küskün ve toplumdan dışlanma tehlikesi yaşayan bir mağdur kitlesi oluşturmuştur. Mülakat uygulaması yerine adil bir istihdam modeline yeniden dönülmelidir” ifadelerini kullandı.



 

Yönetici görevlendirme süreci yeniden ele alınmalıdır

Eğitim kurumları yönetici görevlendirme sürecine de değinen Ali Yalçın, özellikle mülakat ayağının sorunlara ve yoğun bir dava sürecine neden olduğuna dikkat çekerek, “Mülakat süreci yeniden ele alınarak daha somut, objektif, denetlenebilir ve öngörülebilir hâle getirilmelidir. Bu amaçla mülakat komisyon üyeleri, mülakat teknikleri konusunda sertifikaya bağlı eğitime alınmalı; mülakat soruları, verilen cevaplar ve notlandırma yazılı hâle getirilmeli, görüntülü kayıt sistemine geçilmelidir” diye konuştu.



Eğitim kurumu yöneticilerinin, sosyal güvenlik ve iş sağlığı mevzuatı karşısında işveren/işveren vekili sayılmasının, kendi kusurlarından kaynaklanmayan hâller nedeniyle yüklü miktarda idari para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Yalçın, eğitim kurumu müdürlerinin kasten işlenenler hariç olmak üzere, bireysel sorumluluklarını gideren bir düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.
 


 

Rehberlik alan öğretmenlerine, asıl görevleriyle bağdaşmayan ilave görev ve yükler getirilmesine karşıyız

Rehberlik alan öğretmenlerine, asıl görevleriyle bağdaşmayan ve asıl görevlerinden uzaklaşmalarına sebep olacak türden ilave görev ve yükler getiren düzenlemeye karşı olduklarını dile getiren Yalçın, Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleriyle uyumsuz, psikolojik danışmanların asli işlevlerini engelleyecek nitelikte olan bazı hükümlerinin iptali talebiyle dava açtıklarını hatırlattı.