Müslüman Ailelerin Ev Anayasası

Yarın Allah’ın huzurunda memleketimizin Anayasasının inancımıza ve değerlerimize uygun olmasına yönelik tekliflerimize kimse kulak vermedi diyebiliriz, tüm gayretlerimize rağmen sözümüzü dinletemedik diyebilir ve bu konuda birçok mazeret ileri sürebiliriz.

Peki, bütün iktidarın bize ait olduğu, tüm yönetimin bütün imkânlarıyla elimizde bulunduğu evlerimizde İslam’ın iktidar olamaması, inancımıza ve değerlerimize uygun bir ev Anayasası çıkaramamamız konusunda Rabbimize hangi mazeretleri sunacağız.

İnandığımız değerleri ve İslam’ı evimizde iktidar yapmamıza ne engel oldu? Evimizin meclisinden Kur’an ve Sünnete uygun kanunlar çıkarmamızı kim engelledi? Kur’an ve sünnete uygun bir ev Anayasasını niçin evimizde yürürlüğe koyamadık?

Elbette ki bazı şeyleri yaşadığımız memleketin kanunlarından bağımsız bir şekilde yapmamız mümkün değil, ancak kendi başımıza yapabileceğimiz çok basit şeyleri bile yapmadığımızı gözden kaçırmayalım. Kıyamet günü işte bu sorularla da muhakkak karşılaşacağız.

Biz iktidar olunca zina yeniden suç olacak dedik, ancak tüm iktidarı bize ait olan evlerimize, diziler, filmler ve internet eliyle zinanın her türlüsünün girmesine neden mani olamadık? Evimizin meclisinden ailemizi ifsat eden dizilerle ve internetle ilgili bir kanunu niçin çıkaramadık? Eşimize, çocuğumuza ve hatta kendimize bile bu konuda niçin engel olamadık? Zinanın bizim evde bizzat bizim tarafımızdan yıllardır suç olmaktan çıkarıldığını maalesef fark edemedik. Kumandanın düğmesine basıp kapatmamızı, internete bir aile filtresi ve sınırlama koymamamızı İsrail mi, ABD mi engelledi?

Biz iktidar olunca dinimizin haram saydığı domuz eti yasak olacak dedik. Peki, evimizin mutfağına domuz ve haram katkılı gıda maddelerinin girmemesi için gerekli ev kanunlarını çıkarabildik mi? Bir kez bile ev meclisine bu evde ne yeniyor, alış veriş nereden yapılıyor diye bir soru önergesi verebildik mi? Yıllardır evimizin sınırlarını ihlal eden domuz ve haram katkılı gıda maddelerine karşı hangi angajman kurallarını uyguladık?

Biz iktidar olunca NATO üslerini kaldıracağız, İncirliği kapatacağız dedik. Peki, evimizin her yanında birer NATO üssü gibi konuşlanmış olan çanak antenler, uydu cihazları ve televizyonlarla ilgili hangi düzenlemeyi yapabildik? İncirlik üssünden kalkan uçaklar gibi bizim evimizden kalkıp başka Müslümanların evlerini bombalayan gıybet ve dedikodu toplantılarına engel olabildik mi?

Biz iktidarda olunca kesinlikle “faizsiz ekonomik düzen” olacak dedik. Ancak cebimizdeki faizli kredi kartları ile ilgili, işyerimizdeki faizli pos cihazları ile ilgili en ufak bir düzenleme yapabildik mi? En basitinden elektrik ve su faturalarını bile defalarca niçin faize düşürdük?

Biz iktidar olunca nesillerimiz “önce ahlak ve maneviyat” prensibine göre yetişecek dedik. Peki, kendi çocuklarımızı bu prensibe göre yetiştirebildik mi? Evlatlarımıza baktığımız zaman hayal ettiğimiz nesilleri görebiliyor muyuz?

Biz iktidar olunca “İslam Birliği” kurulacak dedik. Peki, kendi ailemizle, çocuklarımızla, akrabalarımızla ve komşularımızla İslam kardeşliğine dayanan bu ilişkiyi yeterli ölçüde tesis edebildik mi?

Sayfalarca uzatabileceğimiz bu liste, hedefi İslam’ın iktidarı olan Müslüman aileler olarak bir samimiyet testi gibi karşımızda durmaktadır. Tüm iktidarı, yönetimi, siyaseti ve meclisi bize ait olan evlerimiz konusunda Müslüman aileler olarak gerekli düzenlemeleri yapamazsak, kıyamet günü sunacağımız mazeretlerimiz konusunda şimdiden endişelenmeye başlayabiliriz.