Sınavlar, eğitim sisteminin amacı değil, aracı. Ama bizde asıl hedef haline geldi.

Eğitimin kazandırdığı diğer tüm hedefler, hepsi göz ardı edildi ve sadece sınavlara odaklanıldı.

Peki ne oldu?

YGS ve LYS’de ilk yüze girenler bile istedikleri fakülteye girmedi, KPSS’de ilk yüze girenler istediği okula öğretmen olarak atanamadı.

Harcanan onca para ve yapılan onca fedakarlığa rağmen Türkiye ortalamaları yerlerde sürünüyor.

O zaman bu sınav çılgınlığı niye

İşte bu noktada Ortadoğu’daki kanlı savaşlara bir göz atalım!

Kazananı kim?

Silah tüccarlarının  ve emperyalist ülkelerin dışında kime ne yararı var?

Özellikle de yöre halkına?

Sınavlar da işte böyle bir şey!

Öğrencilerin ve üniversite mezunu öğretmenlerin, doktorların, mühendislerin, İİBP’lerin ve daha nicelerinin canına okuyoruz ama hemen hepsi de perişan!

O halde  bu sınav imparatorluğunun kazananı kim?

Devlet mi? Hayır. İstediği elemanları seçemiyor ki, mülakata yöneldi. O da giderek artan şikayetin ötesinde bir işe yaramadı.

Öğrenci ve mezunlar mı?

Kesinlikle hayır. En fazla mağdur olan onlar.

Aileler mi?

Maddi ve manevi olarak, çok hem de çok fazla yıpranıyorlar.

Kurumlar mı?

Bir dokunun bin ah işitin çünkü ne aradıkları öğrenciyi bulabiliyorlar ne de elemanı?

Peki o zaman sınavların kazananı kim?..

Adı her ne kadar değişse de aynen yollarına devam eden dersaneler!

Sınav ekonomisini besleyen yayınlar, özel dersler, dershane okullar…

Sınavların, eğitim sistemimizi sabote ettiğini, bakalım ne zaman anlayacağız!..

Kaynak: Eğitim Ajansı