Türkiye AB diyalogunda artık son noktaya geliniyor. Türkiye aleyhinde tüm faaaliyetleri destekleyen, bu tavrını birçok olayda tekrarlayan AB, son olaylardaki tavrı ile sınırları iyice aştı. Türkiye-AB dostluğunda sona geliniyor. AB heyetleri birçok konuda Türkiye aleyhinde açıklamalara imza atıyorlar. Böyle giderse Türkiye tepki olarak AB Bakanlığını kapatabilir. Bu AB için şok etkisi yapabilir.

Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında ipler geriliyor. Cumhuriyet Gazetesi ve HDP tutuklamalarının ardından Brüksel'den gelen eleştirilerin dozunu arttı. "Türkiye'de son dönemde yaşanan gelişmeler son derece endişe verici" olduğunu söyleyen AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, "AB Türkiye'yi insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler ile adil yargılama da dahil olmak üzere parlamenter demokrasiyi korumaya çağırıyor" dedi.

Dozu giderek artan eleştiriler küstahlık boyutuna ulaştı. Örneğin Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, Türkiye'nin gerçekleştirdiği uygulamaları 'Nazi yöntemlerine' benzeterek Türkiye'ye ekonomik yaptırım uygulanabileceğini söyledi.

'Müzakereleri dondurmak için toplanıyorlar'

Türkiye'nin NATO'dan atılması tekliflerinin de gündeme geldiği bu süreçte şimdi de Türkiye ile AB arasındaki üyelik müzakerelerinin dondurulması gündeme getirildi. ABD'li Wall Street Journal gazetesi, Avrupa Birliği'ne üye 28 ülkenin dışişleri bakanlarının önümüzdeki hafta, Türkiye ile müzakerelerin dondurulmasını tartışacaklarını yazdı. Gazetenin, adını açıklamadığı üst düzey iki yetkiliye dayandırdığı habere göre, Pazartesi günü Brüksel'de yapılacak toplantı öncesi birliğe üye ülkeler arasında bir bölünme de söz konusu. Bazı ülkeler, mültecilerin geri kabulü anlaşması ve IŞİD'e karşı yürütülen mücadeleyi etkileyeceği gerekçesiyle, "müzakereleri durdurma" kararına mesafeli duruyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'in "İdam cezasını geri getirmediği takdirde Türkiye ile anlaşmaları sonlandırmak büyük bir diplomatik hata olur" sözlerinin de yer aldığı haberde, Çarşamba günü yayımlanacak İlerleme Raporu'nun taslağına ilişkin de ayrıntılar bulunuyor.

Wall Street Journal'in bazı detaylarını açıkladığı taslağa göre, Türkiye, 2015 yılı ile kıyaslandığında, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü ve insan hakları konusunda geriye gitti. Wall Street Journal'daki haberde, AB ile müzakereleri durdurmayı düşündüğü iddia edilen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Türkiye'yi 53 yıldır kapıda bekleten Avrupa Birliği'nden ne bekleyebiliriz ki? Kendimizi kandırmayalım. Biz kendi göbeğimizi keseriz" sözlerine de yer verildi

Almanya ile yüksek tansiyon

Türkiye AB ülkeleriyle tek tek de sorunlar yaşamaya başladı. Terör örgütleri PKK ve FETÖ üyelerine sahip çıkan Almanya'ya Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu tepki göstermişti. Çavuşoğlu şunları söylemişti: "Almanya'dan şu ana kadar 4 bin PKK'lı istedik 1 tanesini bile vermediler. Almanya bizim değil bize karşı olanların yanında. Türkiye düşmanlarını tolere ediyorlar. FETÖ'cüler neden Almanya'ya gitti, tesadüf değil. Teröre kucak açan Almanya'ya tepki gösteriyoruz. FETÖ'cülere en fazla kucak açan ülke Almanya."

Çavuşoğlu'nun bu açıklamalarına Almanya'dan cevap geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier Mevlüt Çavuşoğlu'nun Almanya'nın teröre ve PKK'ya destek verdiği şeklindeki suçlamalarını reddetti. "Kanımca, Ankara'da da bunun tam tersinin doğru olduğu biliniyor” diyen Steinmeier, "PKK ve Türkiye kökenli diğer aşırı grupların Almanya'da terör örgütü olarak yasaklandığını” iddia etti.

En başından beri Türkiye'deki darbe girişiminin yarattığı tehlikenin Almanya'da hafife alınmadığını vurgulayan Bakan Steinmeier, darbe girişiminin siyasi ve hukuki sonuçlarını da anladığına işaret etti. Ancak Steinmeier, darbe girişimi sonrasında izlenen tutumun "hukuk devletinin ilkelerine saygı” çerçevesinde olması gerektiğinin altını çizdi. 'Kitlesel gözaltıların' bu ilkeye uymadığını ifade eden Steinmeier, bu nedenle de geçen gün 'milletvekillerinin tutuklanmasını' eleştirdiğini söyledi.