DİYANET TÜRKİYE GENELİ CUMA HUTBESİ 

İLİ        : GENEL

TARİH : 25.08.2017

 

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!

ALLAH’A YAKIN OLMA ARAYIŞI:  KURBAN

Aziz Müminler!

Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “De ki: ‘Şüphesiz namazım da, diğer ibadetlerim de, hayatım da, ölümüm de sadece ve sadece Âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.’ ”1 Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Âdemoğlu kurban bayramı günlerinde Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir ibadet yapmış olamaz...

”2 Kıymetli Kardeşlerim! Yüce Allah’a manen yakınlaşmamıza ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olan kurban bayramının heyecanı bir kez daha yüreklerimizi sardı. Bizleri bu mübarek günlere ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd-u senalar olsun. Önümüzdeki Cuma günü, müminler olarak hep birlikte bayramı idrak edeceğiz. Kurbanlarımızdan elde edeceğimiz sevabın sevinciyle ve bayramın coşkusuyla en büyük arzumuz olan Rabbimizin rızasına beraberce ulaşmaya çalışacağız.

Aziz Kardeşlerim!

Kurban, yüce Allah’a yakın olma arayışıdır. Kurban, teslimiyet ve sadakatin, sevgi ve vefanın, fedakârlık ve paylaşmanın adıdır. Kurban, nice hikmet ve ibretlerle dolu manevi bir yolculuktur. Bu yolculukta ihlas ve samimiyet sınavına tabi tutulan Âdem (a.s)’ın evlatları Habil ile Kabil’i hatırlarız. Bu sınavda ihlas ve kanaatkârlık kazanırken, samimiyetsizlik ve tamahkârlık kaybetmiştir.

Zira bütün ibadetlerin kabul şartı ihlas ve samimiyettir. Kardeşlerim! Kurban ibadetinde sadakat ve teslimiyet sınavından geçen İbrahim (a.s) ve oğlu İsmail (a.s)’ın hatırası vardır. Bu imtihanda Hz. İbrahim ve ciğerparesi Hz. İsmail, sahip olunan her şeyin Allah yolunda tereddütsüz feda edilebileceğini göstermişlerdir. O gün bugündür müminler, sadakatin zirvesinde İbrahim (a.s)’ı, teslimiyetin zirvesinde İsmail (a.s)’ı görmüşlerdir. Ve nitekim kurban ibadetinde Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.s)’in vefası, fedakârlığı ve cömertliği vardır. Onun ümmetinde kurban, paylaşma, yardımlaşma ve kardeşlik sınavının adı olmuştur.

Muhterem Müslümanlar!

Kurbanlarımız, bir taraftan bizi Rabbimize yakınlaştırırken, bir taraftan da insanlığımıza anlam ve derinlik katar. Kurban, her şeyden önce bizlere sorumluluğumuzu hatırlatır. Hayatın akışı içerisinde unuttuğumuz değerleri bir kere daha gözden geçirmemize ve sırât-ı müstakim üzere sebat etmemize vesile olur. Kurban, aslında nefsin arzu ve isteklerine esir olmamayı, kulluk basamaklarında samimiyetle yükselmeyi ifade eder. Zira kurbanımız, Rabbimize sunduğumuz bir samimiyet ve kulluk beyanımızdır. Rabbimiz, bu gerçeği bizlere şöyle haber verir:

“Kurbanların ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşır; Allah’a ulaşan yalnızca takvanızdır, samimiyetinizdir.”3 Kardeşlerim! Kurban, Allah yolunda infak ve paylaşma bilincimizin göstergesidir.

Kurban, muhtaçların, yoksulların, garip ve kimsesizlerin yüzünü güldürmektir. Bayram yapamayanları bayram sevincine ortak etmektir. Rabbimize yaklaşırken aynı zamanda komşularımıza, akrabalarımıza, eş ve dostumuza, hâsılı birbirimize de yakınlaşmaktır kurban.

Bu yönüyle kurban, adını bile duymadığımız nice ülkelerde daha önce hiç görmediğimiz, tanımadığımız kardeşlerimize uzattığımız bir yardım eli ve kardeşlik dokunuşudur. Kardeşlerim! Namaz, zekât, oruç, hac nasıl kendine has bir ibadetse kurban da kendine has bir ibadettir.

Yoksula, kimsesize, ihtiyaç sahibine yardım etmek ve hayır işlemek nasıl güzel bir ibadetse kurban da öyle güzel bir ibadettir. Bu ibadetin de kendine özgü şartları, rükünleri vardır. Kurbanda aslolan, nisap miktarı mala sahip olan müminin gerekli şartları taşıyan hayvanı Allah rızası için bizzat kurban etmesidir. Dolayısıyla kurban ibadeti, maddi yardıma dönüştürülemez. Kardeşlerim! Diyanet İşleri Başkanlığımız ile Türkiye Diyanet Vakfımız, bu yıl da vekâletle kurban kesim organizasyonu düzenlemektedir.

Hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki mağdur ve muhtaç kardeşlerimize cömert ve hayırsever milletimizin kurbanları ulaştırılacaktır. Bu vesileyle kardeşlik köprüleri sağlamlaştırılmaya çalışılacaktır. Aziz milletimizin, ihtiyaç sahibi kardeşlerimize hediye edeceği her kurban, insanlığın, kardeşliğin ölmediğinin; insafın merhametin tükenmediğinin kanıtı olacaktır.

Milletimizin yardımseverliğinin göstergesi olan kurbanlar; çaresize “Biz varız”, muhtaca “Seninleyiz”, yoksula “Beraberiz” anlamına gelecektir. Kardeşlerim! Kurban bağışları 1 Eylül tarihine kadar devam edecek, müftülüklerimiz tatil günlerinde de hizmet sunacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Rabbimizden hepimizi bayrama huzur içerisinde kavuşturmasını ve kurbanlarımızı kabul buyurmasını niyaz ediyorum.

1 En’âm, 6/162. 2 Tirmizî, Edâhî, 1. 3 Hacc, 22/37.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

 BU HAFTANIN DİYANET TÜRKİYE GENELİ HUTBESİNİ İNDİRMEK İÇİN TIKLA

 

 

Hutbe 24 Ağustos Perşemebe günü burada yayınlanacaktır.

BURSA İL MÜFÜTLÜĞÜ BU HAFTANIN HUTBESİ -SÖZÜNDE DURMAK - TIKLA İNDİR

 

Amasya Müftülüğü'nün hazırladığı Haftanın Hutbesini istifadenize sunuyoruz.

 

25.08.2017 Kurban ve Hükümleri

İl İrşat Kurulumuz tarafından seçilen ve 25.08.2017 Cuma günü İlimiz Genelinde okunacak olan ''Kurben ve Hükümleri'' konulu hutbe aşağıdadır.

Muhterem Müslümanlar! Bizleri yoktan var eden, bizlere hayat ve hidayet veren, hayatımız ve ölümümüz elinde olan, her an ve her zaman kendisine muhtaç olduğumuz Rabbimize karşı ibadet ve kullukla mükellefiz. İşte bu ibadetlerden birisi de mali bir ibadet olan kurbandır. Kurban; Allah’a yaklaşmak ve ibadet etmek amacıyla belirli şartları taşıyan bir hayvanı, belirli günlerde usulüne uygun olarak kesmektir.

Kurban; Allah sevgisinin, O’na sadakatin bir ibadet olarak dışa yansımasıdır. Kurban; insanın ruhunu kaplayan dünya ve madde sevgisini kesip atmanın, hepsini Allah yolunda feda etmenin bir işaretidir. Kıymetli Müminler! Kurban; Allah’a teslimiyetin ifadesidir. Hz. İbrahim (a.s.) ile Hz. İsmail (a.s.) Allah’a öyle bir teslim olmuşlardır ki, biri Allah rızası için biricik evladını kurban edecek, diğeri de Allah’ın emrine canı pahasına da olsa uyacaktı.

Bu hâdise Yüce kitabımızda şöyle anlatılıyor: “Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” (1) dedi. Hz. İsmail (a.s.) bir peygambere yakışan teslimiyet içindeydi. Babası Hz. İbrahim (a.s.)’ de tam bir teslimiyet ve tevekkül içindeydi. Hâdisenin davamı şöyle anlatılır :

“Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: “Ey İbrahim! Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.” Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır. Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık.

Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık. İbrahim’e selam olsun. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.”(2) İşte Kurban bizi Hz. İbrahim (a.s.)’in itaatine, Hz. İsmail (a.s.)’in teslimiyetine yönlendirerek sıkıntı ve imtihanlara karşı Rabbimize kurban olma ve Rabbimize dost olarak sıkıntılarımıza çözüm bulma yollarını bize gösterir. Kıymetli Kardeşlerim!

Dinimizde kurban ibadeti hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Hali vakti yerinde olan Müslümanlar için dini bir vecibedir. Bir kimsenin kurbanla mükellef olması için bazı şartlar bulunmaktadır. Buna göre, ergenlik çağına giren zengin mukim her erkek ve kadın Müslüman kurban kesmekle yükümlüdür. Hayvanlardan sadece koyun, keçi, sığır ve deveden kurban olur.

Kurban bir ibadet olduğu için kurbanlık hayvanların sağlıklı besili ve azaları tam ve kusursuz olmaları gerekir. Muhterem Müminler! Hutbemi peygamberimizin bir hadisiyle bitirmek istiyorum: Âdemoğlu Kurban Bayramı gününde Allah için kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmış olmaz. (3)